← Sure 12

12:30

۞ وَقَالَ نِسْوَةٌ فِى ٱلْمَدِينَةِ ٱمْرَأَتُ ٱلْعَزِيزِ تُرَٰوِدُ فَتَىٰهَا عَن نَّفْسِهِۦ ۖ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا ۖ إِنَّا لَنَرَىٰهَا فِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ

Kelime kelime

وَقَالَ
ve dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نِسْوَةٌ
birtakım kadınlar
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
نِسْوَةٌİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِى
şehirde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمَدِينَةِ
Medine
İsim
Kök: مدن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَدِينَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
ٱمْرَأَتُ
karısı
İsim
Kök: مرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱمْرَأَتُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلْعَزِيزِ
Vezir'in
İsim
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَزِيزِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
تُرَٰوِدُ
murad almak istemiş
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
تُرَٰوِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
فَتَىٰهَا
uşağının
İsim
Kök: فتي
Dilbilgisi (i'rab)
فَتَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
عَن
nefsinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
نَّفْسِهِۦ
kendi nefsine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَّفْسِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قَدْ
muhakak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
شَغَفَهَا
onun bağrını yakmış
Fiil
Kök: شغف
Dilbilgisi (i'rab)
شَغَفَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
حُبًّا
sevda
İsim
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
حُبًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِنَّا
elbette biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لَنَرَىٰهَا
onu görüyoruz
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
نَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
فِى
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ضَلَٰلٍ
bir sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّبِينٍ
açık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبِينٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Şehirde bir takım kadınlar: "Vezirin karısı kölesinin olmak istiyormuş; sevgisi bağrını yakmış; doğrusu onun besbelli sapıtmış olduğunu görüyoruz." dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şehirde bazı kadınlar da "Azizin karısı, delikanlısından murad almaya kalkmış, sevgi yüreğini yakıp kavuruyormuş, görüyoruz ki, kadın çıldırmış besbelli..." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şehirdeki bazı kadınlar şöyle demişti: “Aziz’in hanımı (cinsel olarak) delikanlısından yararlanmak istiyormuş. (Yusuf’un) sevdası onu tamamen kaplamış! Doğrusu biz onu apaçık bir şaşkınlık içinde görüyoruz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Ladies said in the City: "The wife of the (great) 'Aziz is seeking to seduce her slave from his (true) self: Truly hath he inspired her with violent love: we see she is evidently going astray."

A. Yusuf Alipublic-domain

Some women of the city said, ‘The governor’s wife is trying to seduce her slave! Love for him consumes her heart! It is clear to us that she has gone astray.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And women in the city said: The ruler's wife is asking of her slave-boy an ill-deed. Indeed he has smitten her to the heart with love. We behold her in plain aberration.

M. Pickthallpublic-domain

And women in the city said, "The wife of al-ʿAzeez is seeking to seduce her slave boy; he has impassioned her with love. Indeed, we see her [to be] in clear error."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ووصل الخبر إلى نسوة في المدينة فتحدثن به، وقلن منكرات على امرأة العزيز: امرأة العزيز تحاول غلامها عن نفسه، وتدعوه إلى نفسها، وقد بلغ حبها له شَغَاف قلبها (وهو غلافه)، إنا لَنراها في هذا الفعل لفي ضلال واضح.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?