← Sure 13

13:6

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلسَّيِّئَةِ قَبْلَ ٱلْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِمُ ٱلْمَثُلَـٰتُ ۗ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِّلنَّاسِ عَلَىٰ ظُلْمِهِمْ ۖ وَإِنَّ رَبَّكَ لَشَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Kelime kelime

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ
ve senden acele istiyorlar
Fiil
Kök: عجل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَسْتَعْجِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
بِٱلسَّيِّئَةِ
kötülüğü
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّيِّئَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
قَبْلَ
önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلْحَسَنَةِ
iyilikten
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَسَنَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَقَدْ
ve oysa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
خَلَتْ
gelip geçti
Fiil
Kök: خلو
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مِن
onlardan önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِمُ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْمَثُلَٰتُ
benzerleri
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَثُلَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
وَإِنَّ
ve şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
رَبَّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لَذُو
sahibidir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
ذُوİsimeril tekil، merfû (nominatif)
مَغْفِرَةٍ
mağfiret
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
مَغْفِرَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لِّلنَّاسِ
insanlar için
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
عَلَىٰ
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
ظُلْمِهِمْ
zulümlerine
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظُلْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَإِنَّ
ve şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
رَبَّكَ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لَشَدِيدُ
pek çetindir
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
شَدِيدُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْعِقَابِ
azabı
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِقَابِİsimeril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Puta tapanlar senden, iyilikten önce kötülük isterler, oysa onlardan önce nice ibret alınacak cezalar verilmiştir. Doğrusu Rabbinin, insanların zulümlerine rağmen onlara mağfireti vardır. Rabbinin cezalandırması çetindir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ayrıca senden iyilikten önce hemen kötülüğü getirmeni isterler. Oysa daha önce onlara misal olacak cezalar gelip geçmiştir. Ve gerçekten Rabbin, zulümlerine karşılık insanlara mağfiret sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı da cidden çok çetindir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Müşrikler) senden, iyilikten önce kötülüğü acele istiyorlar. (Oysa) onlardan önce nice örnekler geçmiştir. Şüphesiz ki haksızlıklarına rağmen Rabbin insanlar için elbette bağışlama sahibidir. Şüphesiz ki Rabbinin azabı da elbette çok şiddetlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They ask thee to hasten on the evil in preference to the good: Yet have come to pass, before them, (many) exemplary punishments! But verily thy Lord is full of forgiveness for mankind for their wrong-doing, and verily thy Lord is (also) strict in punishment.

A. Yusuf Alipublic-domain

They ask you to bring on the punishment rather than any promised rewards, though there have been many examples before them––your Lord is full of forgiveness for people, despite their wrongdoing, but He is truly severe in punishment.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they bid thee hasten on the evil rather than the good, when exemplary punishments have indeed occurred before them. But lo! thy Lord is rich in pardon for mankind despite their wrong, and lo! thy Lord is strong in punishment.

M. Pickthallpublic-domain

They impatiently urge you to bring about evil before good, while there has already occurred before them similar punishments [to what they demand]. And indeed, your Lord is the possessor of forgiveness for the people despite their wrongdoing, and indeed, your Lord is severe in penalty.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ويستعجلك المكذِّبون بالعقوبة التي لم أعاجلهم بها قبل الإيمان الذي يرجى به الأمان والحسنات، وقد مضت عقوبات المكذبين مِن قبلهم، فكيف لا يعتبرون بهم؟ وإن ربك -أيها الرسول- لَذو مغفرة لذنوبِ مَن تاب مِن ذنوبه من الناس على ظلمهم، يفتح لهم باب المغفرة، ويدعوهم إليها، وهم يظلمون أنفسهم بعصيانهم ربهم، وإن ربك لشديد العقاب على مَن أصرَّ على الكفر والضلال ومعصية الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?