← Sure 16

16:106

مَن كَفَرَ بِٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ إِيمَـٰنِهِۦٓ إِلَّا مَنْ أُكْرِهَ وَقَلْبُهُۥ مُطْمَئِنٌّۢ بِٱلْإِيمَـٰنِ وَلَـٰكِن مَّن شَرَحَ بِٱلْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Kelime kelime

مَن
inkar eden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
كَفَرَ
inkar ederse
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِٱللَّهِ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مِنۢ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
إِيمَٰنِهِۦٓ
inandıktan
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
إِيمَٰنِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِلَّا
hariç
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
مَنْ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimism-i mevsûl
أُكْرِهَ
(inkara) zorlanan
Fiil
Kök: كره
Dilbilgisi (i'rab)
أُكْرِهَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
وَقَلْبُهُۥ
ve kalbi
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
قَلْبُİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مُطْمَئِنٌّۢ
mutmain olduğu halde
İsim
Kök: طمأن
Dilbilgisi (i'rab)
مُطْمَئِنٌّۢİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِٱلْإِيمَٰنِ
imanla
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
إِيمَٰنِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
وَلَٰكِن
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
مَّن
kimselere
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّنİsimism-i mevsûl
شَرَحَ
açan
Fiil
Kök: شرح
Dilbilgisi (i'rab)
شَرَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِٱلْكُفْرِ
küfre
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كُفْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
صَدْرًا
göğsünü
İsim
Kök: صدر
Dilbilgisi (i'rab)
صَدْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَعَلَيْهِمْ
üzerlerine iner
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
غَضَبٌ
bir gazab
İsim
Kök: غضب
Dilbilgisi (i'rab)
غَضَبٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنَ
Allahtan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
عَذَابٌ
bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَظِيمٌ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Gönlü imanla dolu olduğu halde, zor altında olan kimse müstesna, inandıktan sonra Allah'ı inkar edip, gönlünü kafirliğe açanlara Allah katından bir gazap vardır; büyük azap da onlar içindir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kalbi iman ile sükûnet bulduğu halde (dinden dönmeye) zorlananlar dışında, her kim imanından sonra küfre kalbini açarsa, mutlaka onların üzerine Allah'tan bir gazab gelir ve kendilerine çok büyük bir azab vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kalbi iman ile dolu olduğu hâlde (inkâra) zorlanan kişi(ler) hariç, kim iman ettikten sonra Allah’ı inkâr ederse ve kalbini inkara açarsa, işte Allah’ın öfkesi bunlaradır; onlar için büyük bir azap vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Any one who, after accepting faith in Allah, utters Unbelief,- except under compulsion, his heart remaining firm in Faith - but such as open their breast to Unbelief, on them is Wrath from Allah, and theirs will be a dreadful Penalty.

A. Yusuf Alipublic-domain

With the exception of those who are forced to say they do not believe, although their hearts remain firm in faith, those who reject God after believing in Him and open their hearts to disbelief will have the wrath of God upon them and a grievous punishment awaiting them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Whoso disbelieveth in Allah after his belief - save him who is forced thereto and whose heart is still content with the Faith - but whoso findeth ease in disbelief: On them is wrath from Allah. Theirs will be an awful doom.

M. Pickthallpublic-domain

Whoever disbelieves in [i.e., denies] Allāh after his belief... except for one who is forced [to renounce his religion] while his heart is secure in faith. But those who [willingly] open their breasts to disbelief, upon them is wrath from Allāh, and for them is a great punishment;

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنما يفتري الكذب مَن نطق بكلمة الكفر وارتدَّ بعد إيمانه، فعليهم غضب من الله، إلا مَن أُرغم على النطق بالكفر، فنطق به خوفًا من الهلاك وقلبه ثابت على الإيمان، فلا لوم عليه، لكن من نطق بالكفر واطمأن قلبه إليه، فعليهم غضب شديد من الله، ولهم عذاب عظيم؛ وذلك بسبب إيثارهم الدنيا وزينتها، وتفضيلهم إياها على الآخرة وثوابها، وأن الله لا يهدي الكافرين، ولا يوفقهم للحق والصواب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?