← Sure 16

16:113

وَلَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مِّنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَهُمْ ظَـٰلِمُونَ

Kelime kelime

وَلَقَدْ
ve andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
جَآءَهُمْ
onlara geldi
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَسُولٌ
bir elçi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رَسُولٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْهُمْ
kendilerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَكَذَّبُوهُ
onu yalanladılar
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَأَخَذَهُمُ
onları yakalayıverdi
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَخَذَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْعَذَابُ
azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابُİsimeril، merfû (nominatif)
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
ظَٰلِمُونَ
zulümlerine devam ederken
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَٰلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

And olsun ki, aralarından kendilerine bir peygamber gelmişti, onu yalancı saydılar. Haksızlık ederlerken azaba uğradılar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun ki, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Bunun üzerine zulüm yaparlarken azab da onları yakalayıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki kendi içlerinden onlara elçi gelmişti de onu yalanlamışlardı. Onlar haksızlık ederlerken azap onları yakalamıştı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And there came to them a Messenger from among themselves, but they falsely rejected him; so the Wrath seized them even in the midst of their iniquities.

A. Yusuf Alipublic-domain

A messenger who was one of them came to them, but they called him a liar. So punishment overwhelmed them in the midst of their evildoing.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And verily there had come unto them a messenger from among them, but they had denied him, and so the torment seized them while they were wrong-doers.

M. Pickthallpublic-domain

And there had certainly come to them a Messenger from among themselves, but they denied him; so punishment overtook them while they were wrongdoers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد أرسل الله إلى أهل "مكة" رسولا منهم، هو النبي محمد صلى الله عليه وسلم، يعرفون نسبه وصدقه وأمانته، فلم يقبلوا ما جاءهم به، ولم يصدقوه، فأخذهم العذاب من الشدائد والجوع والخوف، وقَتْل عظمائهم في "بدر" وهم ظالمون لأنفسهم بالشرك بالله، والصدِّ عن سبيله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular