← Sure 16

16:25

لِيَحْمِلُوٓا۟ أَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۙ وَمِنْ أَوْزَارِ ٱلَّذِينَ يُضِلُّونَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

Kelime kelime

لِيَحْمِلُوٓا۟
yüklenmeleri için
Fiil
Kök: حمل
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَحْمِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَوْزَارَهُمْ
kendi günahlarını
İsim
Kök: وزر
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْزَارَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَامِلَةً
tam olarak
İsim
Kök: كمل
Dilbilgisi (i'rab)
كَامِلَةًİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
يَوْمَ
günü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَمِنْ
ve bir kısmını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أَوْزَارِ
günahlarının
İsim
Kök: وزر
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْزَارِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِينَ
saptırdıkları kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يُضِلُّونَهُم
şaşırtır
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
يُضِلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِغَيْرِ
bilgisizce
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
غَيْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
عِلْمٍ
bilgisi
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَلَا
bak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَلَاEdatATT
سَآءَ
ne kötü
Fiil
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَا
şey
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يَزِرُونَ
yükleniyorlar
Fiil
Kök: وزر
Dilbilgisi (i'rab)
يَزِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Böylece kıyamet günü kendi günahlarını tam olarak, bilmeden saptırdıkları kimselerin günahlarını kısmen yüklenirler. Dikkat edin, yüklendikleri yük ne kötüdür!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bunu söylemelerinin sebebi şu: Kıyamet günü, kendi günahlarını tam olarak yüklendikten başka, bilgisizlikleri yüzünden saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından bir kısmını da yükleneceklerdir. Dikkat edin, yüklendikleri günah ne kötüdür!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak taşıyacak ve bilgisizce saptırmakta oldukları kişilerin günahlarından bir kısmını da yükleneceklerdir.Dikkat edin! Yüklenecekleri şey ne kötüdür!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Let them bear, on the Day of Judgment, their own burdens in full, and also (something) of the burdens of those without knowledge, whom they misled. Alas, how grievous the burdens they will bear!

A. Yusuf Alipublic-domain

On the Day of Resurrection they will bear the full weight of their own burden, as well as some of the burden of those they misled with no true knowledge. How terrible their burden will be!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

That they may bear their burdens undiminished on the Day of Resurrection, with somewhat of the burdens of those whom they mislead without knowledge. Ah! evil is that which they bear!

M. Pickthallpublic-domain

That they may bear their own burdens [i.e., sins] in full on the Day of Resurrection and some of the burdens of those whom they misguide without [i.e., by lack of] knowledge. Unquestionably, evil is that which they bear.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ستكون عاقبتهم أن يحملوا آثامهم كاملة يوم القيامة -لا يُغْفَر لهم منها شيء - ويَحْملوا من آثام الذين كذبوا عليهم؛ ليبعدوهم عن الإسلام من غير نقص من آثامهم. ألا قَبُحَ ما يحملونه من آثام.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?