← Sure 16

16:26

قَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى ٱللَّهُ بُنْيَـٰنَهُم مِّنَ ٱلْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ ٱلسَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

Kelime kelime

قَدْ
kuşkusuz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
مَكَرَ
tuzak kurmuşlardı
Fiil
Kök: مكر
Dilbilgisi (i'rab)
مَكَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
مِن
onlardan önceki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَأَتَى
yıktı (söktü)
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَتَىFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بُنْيَٰنَهُم
binalarını
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
بُنْيَٰنَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنَ
temellerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْقَوَاعِدِ
temellerini
İsim
Kök: قعد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوَاعِدِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
فَخَرَّ
çökmüştü
Fiil
Kök: خرر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
خَرَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِمُ
başlarına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلسَّقْفُ
tavan
İsim
Kök: سقف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّقْفُİsimeril، merfû (nominatif)
مِن
üstlerindeki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
فَوْقِهِمْ
üstlerinde de
İsim
Kök: فوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَوْقِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَتَىٰهُمُ
ve onlara gelmişti
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَتَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْعَذَابُ
azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابُİsimeril، merfû (nominatif)
مِنْ
yerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
حَيْثُ
nerede
İsim
Kök: حيث
Dilbilgisi (i'rab)
حَيْثُİsimmekân zarfı، mecrûr (genitif)
لَا
ummadıkları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَشْعُرُونَ
farkında
Fiil
Kök: شعر
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْعُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Fakat Allah onların binalarını temelinden sarstı, çatı tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Elbette onlardan öncekiler de (peygamberlere) tuzak kurmuşlardı. Sonunda Allah da onların temellerinden binalarına gelmiş, üstlerinden tavan da tepelerine çökmüştü. Bu azap, onlara fark edemedikleri bir yerden gelmişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those before them did also plot (against Allah's Way): but Allah took their structures from their foundations, and the roof fell down on them from above; and the Wrath seized them from directions they did not perceive.

A. Yusuf Alipublic-domain

Those who went before them also schemed, but God attacked the very foundations of what they built. The roof fell down on them: punishment came on them from unimagined directions.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those before them plotted, so Allah struck at the foundations of their building, and then the roof fell down upon them from above them, and the doom came on them whence they knew not;

M. Pickthallpublic-domain

Those before them had already plotted, but Allāh came at [i.e., uprooted] their building from the foundations, so the roof fell upon them from above them, and the punishment came to them from where they did not perceive.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قد دبَّر الكفار من قَبْل هؤلاء المشركين المكايد لرسلهم، وما جاءوا به من دعوة الحق، فأتى الله بنيانهم من أساسه وقاعدته، فسقط عليهم السقف مِن فوقهم، وأتاهم الهلاك مِن مأمنهم، من حيث لا يحتسبون ولا يتوقعون أنه يأتيهم منه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular