← Sure 16

16:38

وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَـٰنِهِمْ ۙ لَا يَبْعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُ ۚ بَلَىٰ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Kelime kelime

وَأَقْسَمُوا۟
ve yemin ettiler
Fiil
Kök: قسم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَقْسَمُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
جَهْدَ
bütün şiddetiyle
İsim
Kök: جهد
Dilbilgisi (i'rab)
جَهْدَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
أَيْمَٰنِهِمْ
yeminlerinin
İsim
Kök: يمن
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْمَٰنِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
diriltmez (diye)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَبْعَثُ
diriltecektir
Fiil
Kök: بعث
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْعَثُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مَن
kimseyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَمُوتُ
ölen
Fiil
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
يَمُوتُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بَلَىٰ
hayır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَىٰEdatcevap (evet)
وَعْدًا
verdiği sözdür
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعْدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَلَيْهِ
O'nun onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
حَقًّا
gerçek olarak
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَٰكِنَّ
ama
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنَّEdatmansûb (akuzatif)
أَكْثَرَ
çoğu
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْثَرَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
لَا
bilmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَعْلَمُونَ
bilen
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Ölen kimseyi Allah'ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kâfirler, "Allah ölen kimseyi diriltmez." diye en kuvvetli yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, bu ölüleri diriltmek, Allah'ın kendisine karşı bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar, Allah’ın ölen kişiyi dirilt(e)meyeceğine dair güçlü bir şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. Aksine bu (diriltme), O’nun bizzat kendisine ait kesin bir vaadidir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They swear their strongest oaths by Allah, that Allah will not raise up those who die: Nay, but it is a promise (binding) on Him in truth: but most among mankind realise it not.

A. Yusuf Alipublic-domain

They have sworn by God with their strongest oaths that He will not raise the dead to life. But He will- it is His binding promise, though most people do not realize it-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they swear by Allah their most binding oaths (that) Allah will not raise up him who dieth. Nay, but it is a promise (binding) upon Him in truth, but most of mankind know not,

M. Pickthallpublic-domain

And they swear by Allāh their strongest oaths [that] Allāh will not resurrect one who dies. But yes - [it is] a true promise [binding] upon Him, but most of the people do not know.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وحلف هؤلاء المشركون بالله أيمانًا مغلَّظة أن الله لا يبعث مَن يموت بعدما بَلِيَ وتفرَّق، بلى سيبعثهم الله حتمًا، وعدًا عليه حقًا، ولكن أكثر الناس لا يعلمون قدرة الله على البعث، فينكرونه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?