← Sure 16

16:39

لِيُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى يَخْتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَـٰذِبِينَ

Kelime kelime

لِيُبَيِّنَ
açıklasın (diye)
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُبَيِّنَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَهُمُ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلَّذِى
ihtilaf ettiklerini
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
يَخْتَلِفُونَ
ayrılığa düştükleri
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
يَخْتَلِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِيهِ
hakkında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلِيَعْلَمَ
ve bilsinler (diye)
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَعْلَمَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوٓا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّهُمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَانُوا۟
olduklarını
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَٰذِبِينَ
yalancılar
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَٰذِبِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Ölen kimseyi Allah'ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah ölüleri diriltecek ki, o kâfirlerin, hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıkça göstersin ve bunu inkâr edenler kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecektir).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(They must be raised up), in order that He may manifest to them the truth of that wherein they differ, and that the rejecters of Truth may realise that they had indeed (surrendered to) Falsehood.

A. Yusuf Alipublic-domain

in order to make clear for them what they have differed about and so that the disbelievers may realize that what they said was false.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

That He may explain unto them that wherein they differ, and that those who disbelieved may know that they were liars.

M. Pickthallpublic-domain

[It is] so He will make clear to them [the truth of] that wherein they differ and so those who have disbelieved may know that they were liars.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يبعث الله جميع العباد؛ ليبين لهم حقيقة البعث الذي اختلفوا فيه، ويعلم الكفار المنكرون له أنهم على باطل، وأنهم كاذبون حين حلفوا أنْ لا بعث.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular