← Sure 16

16:44

بِٱلْبَيِّنَـٰتِ وَٱلزُّبُرِ ۗ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

Kelime kelime

بِٱلْبَيِّنَٰتِ
açık kanıtları
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَيِّنَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلزُّبُرِ
ve Kitapları
İsim
Kök: زبر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
زُّبُرِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَأَنزَلْنَآ
ve indirdik
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنزَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلذِّكْرَ
Zikr'i
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ذِّكْرَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
لِتُبَيِّنَ
açıklayasın diye
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تُبَيِّنَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
لِلنَّاسِ
insanlara
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مَا
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
نُزِّلَ
indirilen
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
نُزِّلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَيْهِمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَعَلَّهُمْ
ta ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَتَفَكَّرُونَ
düşünüp öğüt alsınlar
Fiil
Kök: فكر
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَفَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Peygamberim! Sana da Kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Apaçık delilleri ve (ilahî) kitapları bilmiyorsanız, zikr (vahiy) ehline sorun!Kendilerine indirileni insanlara açıklaman (ilan etmen) için ve düşünsünler diye sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(We sent them) with Clear Signs and Books of dark prophecies; and We have sent down unto thee (also) the Message; that thou mayest explain clearly to men what is sent for them, and that they may give thought.

A. Yusuf Alipublic-domain

We sent them with clear signs and scriptures. We have sent down the message to you too [Prophet], so that you can explain to people what was sent for them, so that they may reflect.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

With clear proofs and writings; and We have revealed unto thee the Remembrance that thou mayst explain to mankind that which hath been revealed for them, and that haply they may reflect.

M. Pickthallpublic-domain

[We sent them] with clear proofs and written ordinances. And We revealed to you the message [i.e., the Qur’ān] that you may make clear to the people what was sent down to them and that they might give thought.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأَرْسَلْنا الرسل السابقين بالدلائل الواضحة وبالكتب السماوية، وأنزلنا إليك -أيها الرسول- القرآن؛ لتوضح للناس ما خفي مِن معانيه وأحكامه، ولكي يتدبروه ويهتدوا به.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?