← Sure 12

12:111

لَقَدْ كَانَ فِى قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِّأُو۟لِى ٱلْأَلْبَـٰبِ ۗ مَا كَانَ حَدِيثًا يُفْتَرَىٰ وَلَـٰكِن تَصْدِيقَ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ كُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Kelime kelime

لَقَدْ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
كَانَ
vardır
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
قَصَصِهِمْ
onların hikayelerinde
İsim
Kök: قصص
Dilbilgisi (i'rab)
قَصَصِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عِبْرَةٌ
ibret
İsim
Kök: عبر
Dilbilgisi (i'rab)
عِبْرَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لِّأُو۟لِى
sahipleri için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أُو۟لِىİsimmecrûr (genitif)
ٱلْأَلْبَٰبِ
akıl
İsim
Kök: لبب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَلْبَٰبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مَا
(bu) değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
كَانَ
ise
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
حَدِيثًا
bir söz
İsim
Kök: حدث
Dilbilgisi (i'rab)
حَدِيثًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
يُفْتَرَىٰ
uydurulacak
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
يُفْتَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
وَلَٰكِن
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
تَصْدِيقَ
doğrulanmasıdır
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
تَصْدِيقَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِى
kimsenin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
بَيْنَ
kendinden öncekinin
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
يَدَيْهِ
kendinden öncekini
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَدَيْİsimdişil ikil، merfû (nominatif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَتَفْصِيلَ
ve açıklamasıdır
İsim
Kök: فصل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَفْصِيلَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şeyin
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَهُدًى
ve bir hidayettir
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُدًىİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَرَحْمَةً
ve rahmettir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَحْمَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّقَوْمٍ
toplumlar için
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يُؤْمِنُونَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

And olsun ki, peygamberlerin kıssalarında, aklı olanlar için ibretler vardır. Kuran uydurulabilen bir söz değildir. Fakat kendinden önceki Kitapları tasdik eden, inanan millete her şeyi açıklayan, doğru yolu gösteren bir rehber ve rahmettir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gerçekten de onların kıssalarında üstün akıllılar için bir ibret vardır. Bu Kur'ân uydurulmuş herhangi bir söz değildir. Lâkin kendisinden önce gelen kitapların tasdiki her şeyin ayrıntılarıyla açıklayıcısı ve iman edecek bir kavim için hidayet ve rahmettir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki onların kıssalarında, derin akıl sahipleri için bir ibret vardır. (Bu Kur’an, başkaları tarafından tasarlanıp) uydurulabilecek bir söz değildir. Ancak o, kendinden öncekileri onaylayan, her şeyin açıklaması olan (bir kitap)tır; iman eden toplum için bir rahmet ve bir rehberdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

There is, in their stories, instruction for men endued with understanding. It is not a tale invented, but a confirmation of what went before it,- a detailed exposition of all things, and a guide and a mercy to any such as believe.

A. Yusuf Alipublic-domain

There is a lesson in the stories of such people for those who understand. This revelation is no fabrication: it is a confirmation of the truth of what was sent before it; an explanation of everything; a guide and a blessing for those who believe.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

In their history verily there is a lesson for men of understanding. It is no invented story but a confirmation of the existing (Scripture) and a detailed explanation of everything, and a guidance and a mercy for folk who believe.

M. Pickthallpublic-domain

There was certainly in their stories a lesson for those of understanding. Never was it [i.e., the Qur’ān] a narration invented, but a confirmation of what was before it and a detailed explanation of all things and guidance and mercy for a people who believe.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لقد كان في نبأ المرسلين الذي قصصناه عليك وما حلَّ بالمكذبين عظة لأهل العقول السليمة. ما كان هذا القرآن حديثًا مكذوبًا مختلَقًا، ولكن أنزلناه مصدقًا لما سبقه من الكتب السماوية، وبيانًا لكل ما يحتاج إليه العباد من تحليل وتحريم، ومحبوب ومكروه وغير ذلك، وإرشادًا من الضلال، ورحمة لأهل الإيمان تهتدي به قلوبهم، فيعملون بما فيه من الأوامر والنواهي.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?