← Sure 16

16:94

وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ أَيْمَـٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌۢ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۖ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Kelime kelime

وَلَا
yapmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَتَّخِذُوٓا۟
edinin
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَّخِذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَيْمَٰنَكُمْ
yeminlerinizi
İsim
Kök: يمن
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْمَٰنَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
دَخَلًۢا
bozan bir şey
İsim
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
دَخَلًۢاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بَيْنَكُمْ
aranızı
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَتَزِلَّ
kayar
Fiil
Kök: زلل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
تَزِلَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
قَدَمٌۢ
ayak
İsim
Kök: قدم
Dilbilgisi (i'rab)
قَدَمٌۢİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
ثُبُوتِهَا
sağlam bastıktan
İsim
Kök: ثبت
Dilbilgisi (i'rab)
ثُبُوتِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَتَذُوقُوا۟
ve tadarsınız
Fiil
Kök: ذوق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَذُوقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلسُّوٓءَ
kötülüğü
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سُّوٓءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
بِمَا
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
صَدَدتُّمْ
engel olduğunuzdan
Fiil
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
صَدَدFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُّمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَن
yoludan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلَكُمْ
ve sizin için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
عَذَابٌ
bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَظِيمٌ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin ki, bu yüzden sağlamca yere basmakta olan ayak sürçebilir; Allah yolundan alıkoymanıza karşılık kötü bir azap tadarsınız ve (ahirette de) büyük bir azaba uğrarsınız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yeminlerinizi aranızda aldatma ve fesada vasıta edinmeyin, sonra sağlam basmışken bir ayak kayar da Allah yolundan saptığınız için, dünyada kötü azabı tadarsınız. Ahirette de size büyük bir azab olur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yeminlerinizi aranızda aldatma sebebi edinmeyin! (Aksi hâlde) sağlam bastıktan sonra ayaklar(ınız) kayar da (insanları) Allah yolundan alıkoymanız sebebiyle kötülüğü tadarsınız. Sizin için (ahirette de) büyük bir azap vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And take not your oaths, to practise deception between yourselves, with the result that someone's foot may slip after it was firmly planted, and ye may have to taste the evil (consequences) of having hindered (men) from the Path of Allah, and a Mighty Wrath descend on you.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not use your oaths to deceive each other lest any foot should slip after being firmly placed and lest you should taste the penalty for having hindered others from the path of God, and suffer terrible torment.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Make not your oaths a deceit between you, lest a foot should slip after being firmly planted and ye should taste evil forasmuch as ye debarred (men) from the way of Allah, and yours should be an awful doom.

M. Pickthallpublic-domain

And do not take your oaths as [means of] deceit between you, lest a foot slip after it was [once] firm, and you would taste evil [in this world] for what [people] you diverted from the way of Allāh, and you would have [in the Hereafter] a great punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تجعلوا من الأيمان التي تحلفونها خديعة لمن حلفتم لهم، فتهلكوا بعد أن كنتم آمنين، كمن زلقت قدمه بعد ثبوتها، وتذوقوا ما يسوؤكم من العذاب في الدنيا؛ بما تسببتم فيه مِن مَنْع غيركم عن هذا الدين لما رأوه منكم من الغدر، ولكم في الآخرة عذاب عظيم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular