← Sure 16

16:93

وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَـٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Kelime kelime

وَلَوْ
şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
شَآءَ
dileseydi
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَجَعَلَكُمْ
hepinizi yapardı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أُمَّةً
ümmet
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَّةًİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٰحِدَةً
bir tek
İsim
Kök: وحد
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰحِدَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَٰكِن
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
يُضِلُّ
şaşırtır
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
يُضِلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَن
kimseyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَيَهْدِى
ve doğru yola iletir
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَهْدِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَن
kimseyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَلَتُسْـَٔلُنَّ
ve siz mutlaka sorulacaksınız
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
تُسْـَٔلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
نَّEdattekit، son ek
عَمَّا
şeylerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
كُنتُمْ
olduğunuz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir. İşlediklerinizden, and olsun ki, sorumlu tutulacaksınız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah dileseydi elbette hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah dilediğini saptırır ve dilediğine de hidayet verir. Şüphesiz ki, (kıyamet gününde) bütün yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı fakat (Allah) dileyeni (layık gördüğünü) saptırır (sapkınlığını onaylar), dileyeni (layık gördüğünü) de doğru yola ulaştırır.Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If Allah so willed, He could make you all one people: But He leaves straying whom He pleases, and He guides whom He pleases: but ye shall certainly be called to account for all your actions.

A. Yusuf Alipublic-domain

If God so willed, He would have made you all one people, but He leaves to stray whoever He will and guides whoever He will. You will be questioned about your deeds.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Had Allah willed He could have made you (all) one nation, but He sendeth whom He will astray and guideth whom He will, and ye will indeed be asked of what ye used to do.

M. Pickthallpublic-domain

And if Allāh had willed, He could have made you [of] one religion, but He sends astray whom He wills and guides whom He wills. And you will surely be questioned about what you used to do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولو شاء الله لوفَّقكم كلكم، فجعلكم على ملة واحدة، وهي الإسلام والإيمان، وألزمكم به، ولكنه سبحانه يُضلُّ مَن يشاء ممن علم منه إيثار الضلال، فلا يهديه عدلا منه، ويهدي مَن يشاء مِمَّن علم منه إيثار الحق، فيوفقه فضلا منه، وليسألنَّكم الله جميعًا يوم القيامة عما كنتم تعملون في الدنيا فيما أمركم به، ونهاكم عنه، وسيجازيكم على ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?