← Sure 17

17:99

۞ أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ أَجَلًا لَّا رَيْبَ فِيهِ فَأَبَى ٱلظَّـٰلِمُونَ إِلَّا كُفُورًا

Kelime kelime

أَوَلَمْ
görmediler mi ki?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
وَEdatek bağlaç، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَرَوْا۟
görseler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِى
yaratan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
خَلَقَ
yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
gökleri
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضَ
ve yeri
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
قَادِرٌ
kadirdir
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
قَادِرٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَىٰٓ
yaratmağa da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَخْلُقَ
yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
يَخْلُقَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مِثْلَهُمْ
kendilerinin benzerini
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِثْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَجَعَلَ
ve koymuştur
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُمْ
kendileri için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
أَجَلًا
bir süre
İsim
Kök: أجل
Dilbilgisi (i'rab)
أَجَلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
رَيْبَ
şüphe
İsim
Kök: ريب
Dilbilgisi (i'rab)
رَيْبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فِيهِ
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَأَبَى
ama yapmazlar
Fiil
Kök: أبي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَبَىFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلظَّٰلِمُونَ
zalimler
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
إِلَّا
başka bir şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
كُفُورًا
inkardan
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كُفُورًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerlerini de tekrar yaratmaya Kadir olduğunu görmezler mi? Onlar için şüphe götürmeyen bir süre tayin etmiştir. Öyleyken, zalimler, inkarcılıkta hala direnirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, kendilerinin aynı olan insanları yaratmaya da kadir olduğunu görüp bilmediler mi? Allah onlar için şüphe edilmeyen bir vâde takdir etmiştir. Fakat zalimler, inkârlarında yine de ısrar ederler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın onları (mahşerde) benzer şekilde yaratmaya ve kendileri için şüphe duyulamayacak bir süre tayin etmeye gücünün yeteceğini hiç mi düşünmediler? Zalimler, sadece inkârcılar olarak yüz çevirdiler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

See they not that Allah, Who created the heavens and the earth, has power to create the like of them (anew)? Only He has decreed a term appointed, of which there is no doubt. But the unjust refuse (to receive it) except with ingratitude.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do they not see that God, who created the heavens and earth, can create the likes of them [anew]? He has ordained a time for them- there is no doubt about that- but the evildoers refuse everything except disbelief.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Have they not seen that Allah Who created the heavens and the earth is Able to create the like of them, and hath appointed for them an end whereof there is no doubt? But the wrong-doers refuse aught save disbelief.

M. Pickthallpublic-domain

Do they not see that Allāh, who created the heavens and earth, is [the one] Able to create the likes of them? And He has appointed for them a term, about which there is no doubt. But the wrongdoers refuse except disbelief.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أَغَفَل هؤلاء المشركون، فلم يتبصروا ويعلموا أن الله الذي خلق السموات والأرض وما فيهن من المخلوقات على غير مثال سابق، قادر على أن يخلق أمثالهم بعد فنائهم؟ وقد جعل الله لهؤلاء المشركين وقتًا محددًا لموتهم وعذابهم، لا شك أنه آتيهم، ومع وضوح الحق ودلائله أبى الكافرون إلا جحودًا لدين الله عزَّ وجلَّ.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?