← Sure 18

18:26

قُلِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثُوا۟ ۖ لَهُۥ غَيْبُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ أَبْصِرْ بِهِۦ وَأَسْمِعْ ۚ مَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِىٍّ وَلَا يُشْرِكُ فِى حُكْمِهِۦٓ أَحَدًا

Kelime kelime

قُلِ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلِFiilemir، 2. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَعْلَمُ
daha iyi bilir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْلَمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
بِمَا
ne kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
لَبِثُوا۟
kaldıklarını
Fiil
Kök: لبث
Dilbilgisi (i'rab)
لَبِثُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُۥ
O'nundur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
غَيْبُ
gaybı
İsim
Kök: غيب
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْبُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَبْصِرْ
ne güzel görendir
Fiil
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْصِرْFiilemir، 2. tekil eril
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَأَسْمِعْ
ne güzel işitendir
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَسْمِعْFiilemir، 2. tekil eril
مَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
لَهُم
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مِّن
O'ndan başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
دُونِهِۦ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
وَلِىٍّ
yardımcısı
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلِىٍّİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يُشْرِكُ
O ortak etmez
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
يُشْرِكُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِى
kendi hükmüne
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
حُكْمِهِۦٓ
hüküm
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
حُكْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَحَدًا
kimseyi
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gaybı O'na aittir. O, ne mükemmel görendir! O ne mükemmel işitendir! İnsanların O'ndan başka dostu yoktur. O, hiç kimseyi hükümranlığa ortak kılmaz."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir." Göklerin ve yerin gaybı O'na aittir. O ne güzel görendir! O ne mükemmel işitendir! Onların, O'ndan başka bir yardımcısı yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Ne kadar kaldıklarını Allah gayet iyi bilendir. Göklerin ve yerin gizli bilgisi yalnızca O’na aittir. O’nun görmesi de duyması da ne muhteşemdir! Onların (insanların) O’ndan başka bir dostu yoktur. O kendi hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "Allah knows best how long they stayed: with Him is (the knowledge of) the secrets of the heavens and the earth: how clearly He sees, how finely He hears (everything)! They have no protector other than Him; nor does He share His Command with any person whatsoever.

A. Yusuf Alipublic-domain

Say [Prophet], ‘God knows best how long they stayed.’ His is the knowledge of all that is hidden in the heavens and earth- How well He sees! How well He hears!- and they have no one to protect them other than Him; He does not allow anyone to share His rule.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: Allah is Best Aware how long they tarried. His is the Invisible of the heavens and the earth. How clear of sight is He and keen of hearing! They have no protecting friend beside Him, and He maketh none to share in His government.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Allāh is most knowing of how long they remained. He has [knowledge of] the unseen [aspects] of the heavens and the earth. How Seeing is He and how Hearing! They have not besides Him any protector, and He shares not His legislation with anyone."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا سُئلت -أيها الرسول- عن مدة لبثهم في الكهف، وليس عندك علم في ذلك وتوقيف من الله، فلا تتقدم فيه بشيء، بل قل: الله أعلم بمدة لبثهم، له غيب السموات والأرض، أَبْصِرْ به وأسمع، أي: تعجب من كمال بصره وسمعه وإحاطته بكل شيء. ليس للخلق أحد غيره يتولى أمورهم، وليس له شريك في حكمه وقضائه وتشريعه، سبحانه وتعالى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?