← Sure 19

19:73

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَـٰتُنَا بَيِّنَـٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ خَيْرٌ مَّقَامًا وَأَحْسَنُ نَدِيًّا

Kelime kelime

وَإِذَا
ve zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
تُتْلَىٰ
okunduğu
Fiil
Kök: تلو
Dilbilgisi (i'rab)
تُتْلَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
عَلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ءَايَٰتُنَا
ayetlerimiz
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَيِّنَٰتٍ
açık açık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيِّنَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
قَالَ
derler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar edenler
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِلَّذِينَ
kimseler için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوٓا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَىُّ
hangisinin
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
أَىُّİsimsoru
ٱلْفَرِيقَيْنِ
iki topluluktan
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَرِيقَيْنِİsimeril ikil، mecrûr (genitif)
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مَّقَامًا
makamı
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
مَّقَامًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَأَحْسَنُ
ve daha güzeldir?
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَحْسَنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
نَدِيًّا
meclisi (mevkii)
İsim
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
نَدِيًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Ayetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman inkar edenler inananlara: "Bu iki takımın hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Âyetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman, o inkâr edenler, iman edenlere dediler ki: "Bu iki zümreden (Mümin ve kâfirlerden) hangisi mevki bakımından daha iyi, meclis ve topluluk itibariyle daha güzeldir?"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendilerine ayetlerimiz açıkça tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, kâfir olanlar iman edenlere “İki gruptan hangisinin konumu daha iyidir ve meclis (topluluk) olarak hangisi daha güzeldir?” derlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When Our Clear Signs are rehearsed to them, the Unbelievers say to those who believe, "Which of the two sides is best in point of position? Which makes the best show in council?"

A. Yusuf Alipublic-domain

When Our revelations are recited to them in all their clarity, [all that] the disbelievers say to the believers [is], ‘Which side is better situated? Which side has the better following?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when Our clear revelations are recited unto them, those who disbelieve say unto those who believe: Which of the two parties (yours or ours) is better in position, and more imposing as an army?

M. Pickthallpublic-domain

And when Our verses are recited to them as clear evidences, those who disbelieve say to those who believe, "Which of [our] two parties is best in position and best in association?"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا تتلى على الناس آياتنا المنزلات الواضحات قال الكفار بالله للمؤمنين به: أيُّ الفريقين منَّا ومنكم أفضل منزلا وأحسن مجلسًا؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?