← Sure 2

2:167

وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوا۟ لَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّأَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّءُوا۟ مِنَّا ۗ كَذَٰلِكَ يُرِيهِمُ ٱللَّهُ أَعْمَـٰلَهُمْ حَسَرَٰتٍ عَلَيْهِمْ ۖ وَمَا هُم بِخَـٰرِجِينَ مِنَ ٱلنَّارِ

Kelime kelime

وَقَالَ
ve şöyle dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱتَّبَعُوا۟
uyan
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّبَعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَوْ
keşke
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْEdatşart
أَنَّ
bizim için (mümkün olsaydı)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
لَنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
كَرَّةً
bir dönüş (dünyaya)
İsim
Kök: كرر
Dilbilgisi (i'rab)
كَرَّةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَنَتَبَرَّأَ
uzak dursaydık
Fiil
Kök: برأ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
نَتَبَرَّأَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مِنْهُمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
تَبَرَّءُوا۟
uzak durdukları
Fiil
Kök: برأ
Dilbilgisi (i'rab)
تَبَرَّءُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِنَّا
bizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَّEdatharf-i cer (edat)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كَذَٰلِكَ
böylece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
يُرِيهِمُ
onlara gösterir
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَعْمَٰلَهُمْ
bütün fiillerini
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حَسَرَٰتٍ
hasretler (pişmanlık kaynağı olarak)
İsim
Kök: حسر
Dilbilgisi (i'rab)
حَسَرَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَا
ve değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
هُم
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
بِخَٰرِجِينَ
çıkacak
İsim
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
خَٰرِجِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
مِنَ
ateşten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّارِ
ateş
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّارِİsimdişil، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Uyanlar: "Keşke bizim için dünyaya bir dönüş olsa da, bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsak" derler. Böylece Allah onlara, hasretini çekecekleri işlerini gösterir. Onlar cehennemden çıkmayacaklardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlara uyanlar da şöyle demektedirler: "Ah, bizim için dünyaya bir dönüş olsaydı da onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!" İşte böylece Allah onlara bütün amellerini, üzerlerine yığılmış hasretler (pişmanlık ve üzüntüler) halinde gösterecektir. Onlar bu ateşten çıkacak değillerdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Kötülere) uyanlar şöyle demiş (olacaklar)dır: “Keşke bir kez daha (dünyaya dönmemiz) mümkün olsaydı da şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!” Böylece Allah pişmanlık duydukları işleri kendilerine gösterecektir. Onlar asla ateşten çıkamazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And those who followed would say: "If only We had one more chance, We would clear ourselves of them, as they have cleared themselves of us." Thus will Allah show them (The fruits of) their deeds as (nothing but) regrets. Nor will there be a way for them out of the Fire.

A. Yusuf Alipublic-domain

the followers will say, ‘If only we had one last chance, we would disown them as they now disown us.’ In this way, God will make them see their deeds as a source of bitter regret: they shall not leave the Fire.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And those who were but followers will say: If a return were possible for us, we would disown them even as they have disowned us. Thus will Allah show them their own deeds as anguish for them, and they will not emerge from the Fire.

M. Pickthallpublic-domain

Those who followed will say, "If only we had another turn [at worldly life] so we could disassociate ourselves from them as they have disassociated themselves from us." Thus will Allāh show them their deeds as regrets upon them. And they are never to emerge from the Fire.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال التابعون: يا ليت لنا عودة إلى الدنيا، فنعلن براءتنا من هؤلاء الرؤساء، كما أعلنوا براءتهم مِنَّا. وكما أراهم الله شدة عذابه يوم القيامة يريهم أعمالهم الباطلة ندامات عليهم، وليسوا بخارجين من النار أبدًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular