← Sure 2

2:239

فَإِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا أَوْ رُكْبَانًا ۖ فَإِذَآ أَمِنتُمْ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَمَا عَلَّمَكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ

Kelime kelime

فَإِنْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنْEdatşart
خِفْتُمْ
(bir tehlikeden) korkarsanız
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
خِفْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَرِجَالًا
yaya
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
رِجَالًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
رُكْبَانًا
binmiş olarak
İsim
Kök: ركب
Dilbilgisi (i'rab)
رُكْبَانًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَإِذَآ
zaman da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَآİsimzaman zarfı
أَمِنتُمْ
güvene kavuştuğunuz
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
أَمِنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَٱذْكُرُوا۟
anın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
كَمَا
şekilde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
عَلَّمَكُم
size öğrettiği
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَّمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
لَمْ
olmadığınız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
تَكُونُوا۟
olmayın
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَعْلَمُونَ
biliyor
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Eğer korkarsanız, yaya yahut binekte iken kılın, güvene erişince, bilmediklerinizi öğrettiği gibi Allah'ı anın.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın).

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Bir tehlikeden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek veya binmiş olarak (binek üzerinde kılın)! Güvende olduğunuzda, siz bilmiyorken Allah’ın size öğrettiği şekilde O’nu hatırlayın (namaz kılın)!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If ye fear (an enemy), pray on foot, or riding, (as may be most convenient), but when ye are in security, celebrate Allah's praises in the manner He has taught you, which ye knew not (before).

A. Yusuf Alipublic-domain

If you are in danger, pray when you are out walking or riding; when you are safe again, remember God, for He has taught you what you did not know.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And if ye go in fear, then (pray) standing or on horseback. And when ye are again in safety, remember Allah, as He hath taught you that which (heretofore) ye knew not.

M. Pickthallpublic-domain

And if you fear [an enemy, then pray] on foot or riding. But when you are secure, then remember Allāh [in prayer], as He has taught you that which you did not [previously] know.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإن خفتم من عدو لكم فصلوا صلاة الخوف ماشين، أو راكبين، على أي هيئة تستطيعونها ولو بالإيماء، أو إلى غير جهة القبلة، فإذا زال خوفكم فصلُّوا صلاة الأمن، واذكروا الله فيها، ولا تنقصوها عن هيئتها الأصلية، واشكروا له على ما علَّمكم من أمور العبادات والأحكام ما لم تكونوا على علم به.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?