← Sure 2

2:251

فَهَزَمُوهُم بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَقَتَلَ دَاوُۥدُ جَالُوتَ وَءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلْمُلْكَ وَٱلْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُۥ مِمَّا يَشَآءُ ۗ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّفَسَدَتِ ٱلْأَرْضُ وَلَـٰكِنَّ ٱللَّهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلْعَـٰلَمِينَ

Kelime kelime

فَهَزَمُوهُم
derken onları bozdular
Fiil
Kök: هزم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هَزَمُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِإِذْنِ
izniyle
İsim
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
إِذْنِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَقَتَلَ
ve öldürdü
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَتَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
دَاوُۥدُ
Davud
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
دَاوُۥدُİsimözel isim، merfû (nominatif)
جَالُوتَ
Calut'u
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
جَالُوتَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَءَاتَىٰهُ
ve ona (Davud'a) verdi
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَاتَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلْمُلْكَ
hükümdarlık
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُلْكَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلْحِكْمَةَ
ve hikmet
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حِكْمَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَعَلَّمَهُۥ
ve ona öğretti
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَلَّمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِمَّا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَلَوْلَا
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَوْلَاEdatşart
دَفْعُ
savmasaydı
İsim
Kök: دفع
Dilbilgisi (i'rab)
دَفْعُİsimmasdar (isim-fiil)، eril، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
ٱلنَّاسَ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
بَعْضَهُم
bir kısmını
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِبَعْضٍ
bir kısmıyle
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّفَسَدَتِ
bozulurdu
Fiil
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdattekit، ön ek
فَسَدَتِFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
ٱلْأَرْضُ
dünya
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضُİsimdişil، merfû (nominatif)
وَلَٰكِنَّ
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَٰكِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
ذُو
sahibidir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذُوİsimeril tekil، merfû (nominatif)
فَضْلٍ
lutuf
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْعَٰلَمِينَ
bütün alemlere
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَٰلَمِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Onları Allah'ın izniyle bozguna uğrattılar; Davud Calut'u öldürdü, Allah Davud'a hükümranlık ve hikmet verdi ve ona dilediğinden öğretti. Allah'ın insanları birbiriyle savması olmasaydı yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah alemlere lütufkardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Derken, Allah'ın izniyle onları tamamen bozdular. Davud, Calut'u öldürdü ve Allah, kendisine hükümdarlık ve hikmet (peygamberlik) verdi ve ona dilediği şeylerden de öğretti. Eğer Allah'ın, insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulur giderdi. Fakat Allah, bütün âlemlere karşı büyük bir lütuf sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’ın izniyle onları yenmişler, Davud da Calut’u öldürmüştü. Allah ona (Davud’a) hükümdarlık ve hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) vermiş, dilediği şeylerden ona öğretmişti. Allah’ın insanlardan bir kısmını(n kötülüğünü) diğerleriyle savması olmasaydı, elbette yeryüzü bozguna uğrardı. Fakat Allah bütün insanlığa karşı iyilik sahibidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

By Allah's will they routed them; and David slew Goliath; and Allah gave him power and wisdom and taught him whatever (else) He willed. And did not Allah Check one set of people by means of another, the earth would indeed be full of mischief: But Allah is full of bounty to all the worlds.

A. Yusuf Alipublic-domain

and so with God’s permission they defeated them. David killed Goliath, and God gave him sovereignty and wisdom and taught him what He pleased. If God did not drive some back by means of others the earth would be completely corrupt, but God is bountiful to all.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So they routed them by Allah's leave and David slew Goliath; and Allah gave him the kingdom and wisdom, and taught him of that which He willeth. And if Allah had not repelled some men by others the earth would have been corrupted. But Allah is a Lord of Kindness to (His) creatures.

M. Pickthallpublic-domain

So they defeated them by permission of Allāh, and David killed Goliath, and Allāh gave him the kingship and wisdom [i.e., prophethood] and taught him from that which He willed. And if it were not for Allāh checking [some] people by means of others, the earth would have been corrupted, but Allāh is the possessor of bounty for the worlds.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فهزموهم بإذن الله، وقتل داود -عليه السلام- جالوتَ قائدَ الجبابرة، وأعطى الله عز وجل داود بعد ذلك الملك والنبوة في بني إسرائيل، وعَلَّمه مما يشاء من العلوم. ولولا أن يدفع الله ببعض الناس -وهم أهل الطاعة له والإيمان به- بعضًا، وهم أهل المعصية لله والشرك به، لفسدت الأرض بغلبة الكفر، وتمكُّن الطغيان، وأهل المعاصي، ولكن الله ذو فضل على المخلوقين جميعًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?