← Sure 2

2:250

وَلَمَّا بَرَزُوا۟ لِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ قَالُوا۟ رَبَّنَآ أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَٱنصُرْنَا عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَـٰفِرِينَ

Kelime kelime

وَلَمَّا
ne zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
بَرَزُوا۟
karşılaşsalar
Fiil
Kök: برز
Dilbilgisi (i'rab)
بَرَزُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِجَالُوتَ
Calut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
جَالُوتَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَجُنُودِهِۦ
ve askerleriyle
İsim
Kök: جند
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جُنُودِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قَالُوا۟
şöyle dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَبَّنَآ
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَفْرِغْ
dök
Fiil
Kök: فرغ
Dilbilgisi (i'rab)
أَفْرِغْFiilemir، 2. tekil eril
عَلَيْنَا
üzerimize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
صَبْرًا
sabır
İsim
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
صَبْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَثَبِّتْ
ve sağlam tut
Fiil
Kök: ثبت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ثَبِّتْFiilemir، 2. tekil eril
أَقْدَامَنَا
ayaklarımızı
İsim
Kök: قدم
Dilbilgisi (i'rab)
أَقْدَامَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَٱنصُرْنَا
ve bize yardım et
Fiil
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱنصُرْFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْقَوْمِ
topluluğuna
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirler
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Calut ve ordusuna karşı çıktıklarında, "Rabbimiz! Bize sabır ver, sebatımızı artır, inkar eden millete karşı bize yardım et" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Calut ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman da şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerlerimize sabır dök, ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Calut ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında, (Talut’un askerleri) “Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır! Ayaklarımızı sabit tut! Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” şeklinde dua etmişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When they advanced to meet Goliath and his forces, they prayed: "Our Lord! Pour out constancy on us and make our steps firm: Help us against those that reject faith."

A. Yusuf Alipublic-domain

And when they met Goliath and his warriors, they said, ‘Our Lord, pour patience on us, make us stand firm, and help us against the disbelievers,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when they went into the field against Goliath and his hosts they said: Our Lord! Bestow on us endurance, make our foothold sure, and give us help against the disbelieving folk.

M. Pickthallpublic-domain

And when they went forth to [face] Goliath and his soldiers, they said, "Our Lord, pour upon us patience and plant firmly our feet and give us victory over the disbelieving people."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولما ظهروا لجالوت وجنوده، ورأوا الخطر رأي العين، فزعوا إلى الله بالدعاء والضراعة قائلين: ربنا أنزل على قلوبنا صبرًا عظيمًا، وثبت أقدامنا، واجعلها راسخة في قتال العدو، لا تفر مِن هول الحرب، وانصرنا بعونك وتأييدك على القوم الكافرين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?