← Sure 2

2:6

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Kelime kelime

إِنَّ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar edenler
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَوَآءٌ
eşittir
İsim
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
سَوَآءٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ءَأَنذَرْتَهُمْ
onları uyarman
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
ءَEdattesviye (sevâ')، ön ek
أَنذَرْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَمْ
yada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْEdatatıf bağlacı
لَمْ
uyarmasan da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
تُنذِرْهُمْ
uyarman için
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
تُنذِرْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
inanmazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُؤْمِنُونَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Şüphe yok ki, inkar edenleri, başlarına gelecekle uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şu muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki kâfir olanları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, iman etmezler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

As to those who reject Faith, it is the same to them whether thou warn them or do not warn them; they will not believe.

A. Yusuf Alipublic-domain

As for those who disbelieve, it makes no difference whether you warn them or not: they will not believe.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

As for the Disbelievers, Whether thou warn them or thou warn them not it is all one for them; they believe not.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, those who disbelieve - it is all the same for them whether you warn them or do not warn them - they will not believe.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذين جحدوا ما أُنزل إليك من ربك استكبارًا وطغيانًا، لن يقع منهم الإيمان، سواء أخوَّفتهم وحذرتهم من عذاب الله، أم تركت ذلك؛ لإصرارهم على باطلهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?