2:7
خَتَمَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَعَلَىٰ سَمْعِهِمْ ۖ وَعَلَىٰٓ أَبْصَـٰرِهِمْ غِشَـٰوَةٌ ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Kelime kelime
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Meal
Allah onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır ve büyük azab onlar içindir.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
(Bu nedenle) Allah onların kalplerini ve işitme (duyu)larını mühürlemiştir. Gözlerinde de (manevi) perde vardır; onlar için büyük bir azap vardır.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
Allah hath set a seal on their hearts and on their hearing, and on their eyes is a veil; great is the penalty they (incur).
A. Yusuf Alipublic-domain
God has sealed their hearts and their ears, and their eyes are covered. They will have great torment.
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
Allah hath sealed their hearing and their hearts, and on their eyes there is a covering. Theirs will be an awful doom.
M. Pickthallpublic-domain
Allāh has set a seal upon their hearts and upon their hearing, and over their vision is a veil. And for them is a great punishment.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
طبع الله على قلوب هؤلاء وعلى سمعهم، وجعل على أبصارهم غطاء؛ بسبب كفرهم وعنادهم مِن بعد ما تبيَّن لهم الحق، فلم يوفقهم للهدى، ولهم عذاب شديد في نار جهنم.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution
İlgili ayetler
- 2:6İçerik: Kuran'a göre kâfir, münâfık ve müşrik
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Şüphesiz ki kâfir olanları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, iman etmezler.
- 2:8İçerik: Kuran'a göre kâfir, münâfık ve müşrik
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَمَا هُم بِمُؤْمِنِينَ
İnsanlardan öylesi vardır ki hiçbir şekilde inanmadıkları hâlde “Allah’a ve ahiret gününe inandık.” derler.
- 2:9İçerik: Kuran'a göre kâfir, münâfık ve müşrik
يُخَـٰدِعُونَ ٱللَّهَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَمَا يَخْدَعُونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ
Onlar Allah’ı ve müminleri (güya) aldatırlar. (Oysa) onlar kendilerinden başkasını aldatamazlar ve (bunun) farkına da varmazlar.
- 2:10İçerik: Kuran'a göre kâfir, münâfık ve müşrik
فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ فَزَادَهُمُ ٱللَّهُ مَرَضًا ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْذِبُونَ
Kalplerinde bir hastalık vardır. Allah da (bu nedenlerle) onların hastalığını artırmıştır. Yalanlamaları sebebiyle onlar için elem verici bir azap vardır.
- 2:165İçerik: Kuran'a göre kâfir, münâfık ve müşrik
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَتَّخِذُ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَندَادًا يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ ٱللَّهِ ۖ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَشَدُّ حُبًّا لِّلَّهِ ۗ وَلَوْ يَرَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ إِذْ يَرَوْنَ ٱلْعَذَابَ أَنَّ ٱلْقُوَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا وَأَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعَذَابِ
İnsanlardan bazıları, Allah’ın peşi sıra ortaklar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kudretin yalnızca Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu keşke (önceden) gör(üp anlayabil)selerdi!
- 4:48İçerik: Kuran'a göre kâfir, münâfık ve müşrik
إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِۦ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُ ۚ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱفْتَرَىٰٓ إِثْمًا عَظِيمًا
Şüphesiz ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını, (diğer günahları) dilediği (layık olan) kimse için bağışlar. Allah’a ortak koşan kişi büyük bir günah(la) iftira etmiş olur.
- 31:13İçerik: Kuran'a göre kâfir, münâfık ve müşrik
وَإِذْ قَالَ لُقْمَـٰنُ لِٱبْنِهِۦ وَهُوَ يَعِظُهُۥ يَـٰبُنَىَّ لَا تُشْرِكْ بِٱللَّهِ ۖ إِنَّ ٱلشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ
Hani Lokman, oğluna öğüt vererek “Ey yavrucuğum! Allah’a sakın ortak koşma! Şüphesiz ki şirk büyük bir zulümdür.” demişti.