← Sure 4

4:48

إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِۦ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُ ۚ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱفْتَرَىٰٓ إِثْمًا عَظِيمًا

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
لَا
bağışlamaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَغْفِرُ
bağışlar
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَغْفِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أَن
ortak koşulmasını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُشْرَكَ
onların ortak koştukları
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
يُشْرَكَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
بِهِۦ
kendisine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَيَغْفِرُ
ve bağışlar
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
يَغْفِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَا
başkasını
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
دُونَ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ذَٰلِكَ
bundan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لِمَن
kimseden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَمَن
ve kimse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
يُشْرِكْ
ortak koşan
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
يُشْرِكْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَقَدِ
gerçekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
قَدِEdattahkik (kad)
ٱفْتَرَىٰٓ
iftira etmiştir
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱفْتَرَىٰٓFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِثْمًا
bir günah
İsim
Kök: أثم
Dilbilgisi (i'rab)
إِثْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَظِيمًا
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Allah kendisine ortak koşmayı elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse, şüphesiz büyük bir günahla iftira etmiş olur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını, (diğer günahları) dilediği (layık olan) kimse için bağışlar. Allah’a ortak koşan kişi büyük bir günah(la) iftira etmiş olur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Allah forgiveth not that partners should be set up with Him; but He forgiveth anything else, to whom He pleaseth; to set up partners with Allah is to devise a sin Most heinous indeed.

A. Yusuf Alipublic-domain

God does not forgive the joining of partners with Him: anything less than that He forgives to whoever He will, but anyone who joins partners with God has concocted a tremendous sin.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! Allah forgiveth not that a partner should be ascribed unto Him. He forgiveth (all) save that to whom He will. Whoso ascribeth partners to Allah, he hath indeed invented a tremendous sin.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, Allāh does not forgive association with Him, but He forgives what is less than that for whom He wills. And he who associates others with Allāh has certainly fabricated a tremendous sin.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الله تعالى لا يغفر ولا يتجاوز عمَّن أشرك به أحدًا من مخلوقاته، أو كفر بأي نوع من أنواع الكفر الأكبر، ويتجاوز ويعفو عمَّا دون الشرك من الذنوب، لمن يشاء من عباده، ومن يشرك بالله غيره فقد اختلق ذنبًا عظيمًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?