← Sure 22

22:44

وَأَصْحَـٰبُ مَدْيَنَ ۖ وَكُذِّبَ مُوسَىٰ فَأَمْلَيْتُ لِلْكَـٰفِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ ۖ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

Kelime kelime

وَأَصْحَٰبُ
ve halkı
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْحَٰبُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
مَدْيَنَ
Medyen
İsim
Kök: مدن
Dilbilgisi (i'rab)
مَدْيَنَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَكُذِّبَ
ve yalanlanmıştı
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كُذِّبَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
مُوسَىٰ
Musa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
فَأَمْلَيْتُ
ben de bir süre vermiştim
Fiil
Kök: ملو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَمْلَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
لِلْكَٰفِرِينَ
kafirlere
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
أَخَذْتُهُمْ
onları yakalamıştım
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَذْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَكَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَيْفَİsimsoru
كَانَ
oldu
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَكِيرِ
benim inkarım
İsim
Kök: نكر
Dilbilgisi (i'rab)
نَكِيرِİsimmerfû (nominatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil

Meal

TR

Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış ve Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onları yakalayıverdim; Beni tanımamak nasılmış görsünler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Şuayb'ın kavmi olan) Medyen halkı da (Şûayb'ı) yalanladı. Musa da (Firavun tarafından) yalanlandı. Ben de o kâfirlere bir süre verdim. Sonra da onları yakalayıverdim. Beni tanımamak nasılmış görsünler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Şuayb’ın kavmi) Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamışlardı). Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanımıştım; sonra onları (azapla) yakalamıştım. Benim cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And the Companions of the Madyan People; and Moses was rejected (in the same way). But I granted respite to the Unbelievers, and (only) after that did I punish them: but how (terrible) was my rejection (of them)!

A. Yusuf Alipublic-domain

Midian. Moses too was called a liar. I gave the disbelievers time, but in the end I punished them. How I condemned them!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(And) the dwellers in Midian. And Moses was denied; but I indulged the disbelievers a long while, then I seized them, and how (terrible) was My abhorrence!

M. Pickthallpublic-domain

And the inhabitants of Madyan. And Moses was denied, so I prolonged enjoyment for the disbelievers; then I seized them, and how [terrible] was My reproach.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإن يكذبك قومك- أيها الرسول- فقد سبقهم في تكذيب رسلهم قوم نوح، وعاد، وثمود، وقوم إبراهيم، وقوم لوط، وأصحاب "مدين" الذين كذبوا شعيبًا، وكذَّب فرعون وقومه موسى، فلم أعاجل هذه الأمم بالعقوبة، بل أمهلتها، ثم أخذتُ كلا منهم بالعذاب، فكيف كان إنكاري عليهم كفرهم وتكذيبهم، وتبديل ما كان بهم مِن نعمة بالعذاب والهلاك؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?