← Sure 22

22:73

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَٱسْتَمِعُوا۟ لَهُۥٓ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن يَخْلُقُوا۟ ذُبَابًا وَلَوِ ٱجْتَمَعُوا۟ لَهُۥ ۖ وَإِن يَسْلُبْهُمُ ٱلذُّبَابُ شَيْـًٔا لَّا يَسْتَنقِذُوهُ مِنْهُ ۚ ضَعُفَ ٱلطَّالِبُ وَٱلْمَطْلُوبُ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلنَّاسُ
insanlar
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ضُرِبَ
size verildi
Fiil
Kök: ضرب
Dilbilgisi (i'rab)
ضُرِبَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
مَثَلٌ
bir temsil
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مَثَلٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَٱسْتَمِعُوا۟
dinleyin
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱسْتَمِعُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَهُۥٓ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥٓİsimzamir، 3. tekil eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
yalvardıklarınız
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
تَدْعُونَ
yalvardıklarınız
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
تَدْعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
لَن
yaratamazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَنEdatolumsuzluk
يَخْلُقُوا۟
yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
يَخْلُقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ذُبَابًا
bir sinek dahi
İsim
Kök: ذبب
Dilbilgisi (i'rab)
ذُبَابًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَوِ
şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوِEdatşart
ٱجْتَمَعُوا۟
bir araya toplansalar
Fiil
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱجْتَمَعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُۥ
onların hepsi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
وَإِن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
يَسْلُبْهُمُ
onlardan kapsa
Fiil
Kök: سلب
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْلُبْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلذُّبَابُ
sinek
İsim
Kök: ذبب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ذُّبَابُİsimeril، merfû (nominatif)
شَيْـًٔا
bir şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّا
bunu kurtaramazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
يَسْتَنقِذُوهُ
onu geri alabilirler
Fiil
Kök: نقذ
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَنقِذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ضَعُفَ
aciz
Fiil
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
ضَعُفَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلطَّالِبُ
isteyen de
İsim
Kök: طلب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّالِبُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)
وَٱلْمَطْلُوبُ
istenen de
İsim
Kök: طلب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَطْلُوبُİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، merfû (nominatif)

Meal

TR

Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, şimdi onu dinleyin: Sizlerin Allah'ı bırakıp taptıklarınız bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamıyacaklardır. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu kurtaramazlar; isteyen de, istenen de aciz!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, şimdi ona iyi kulak verin: Sizin Allah'ı bırakıp taptıklarınız bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamayacaklardır. Sinek onlardan bir şey kapsa onu kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de âcizdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey insanlar! (Size) bir örnek verildi; (şimdi) onu dinleyin: Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınız bunun için bir araya gelseler bir sivrisinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa bile bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, kendinden istenen de!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O men! Here is a parable set forth! listen to it! Those on whom, besides Allah, ye call, cannot create (even) a fly, if they all met together for the purpose! and if the fly should snatch away anything from them, they would have no power to release it from the fly. Feeble are those who petition and those whom they petition!

A. Yusuf Alipublic-domain

People, here is an illustration, so listen carefully: those you call on beside God could not, even if they combined all their forces, create a fly, and if a fly took something away from them, they would not be able to retrieve it. How feeble are the petitioners and how feeble are those they petition!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O mankind! A similitude is coined, so pay ye heed to it: Lo! those on whom ye call beside Allah will never create a fly though they combine together for the purpose. And if the fly took something from them, they could not rescue it from it. So weak are (both) the seeker and the sought!

M. Pickthallpublic-domain

O people, an example is presented, so listen to it. Indeed, those you invoke besides Allāh will never create [as much as] a fly, even if they gathered together for it [i.e., that purpose]. And if the fly should steal from them a [tiny] thing, they could not recover it from him. Weak are the pursuer and pursued.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الناس ضُرِب مثل فاستمعوا له وتدبروه: إن الأصنام والأنداد التي تعبدونها من دون الله لن تقدر مجتمعة على خَلْق ذبابة واحدة، فكيف بخلق ما هو أكبر؟ ولا تقدر أن تستخلص ما يسلبه الذباب منها، فهل بعد ذلك مِن عَجْز؟ فهما ضعيفان معًا: ضَعُفَ الطالب الذي هو المعبود من دون الله أن يستنقذ ما أخذه الذباب منه، وضَعُفَ المطلوب الذي هو الذباب، فكيف تُتَّخذ هذه الأصنام والأنداد آلهة، وهي بهذا الهوان؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?