← Sure 23

23:18

وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّـٰهُ فِى ٱلْأَرْضِ ۖ وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابٍۭ بِهِۦ لَقَـٰدِرُونَ

Kelime kelime

وَأَنزَلْنَا
ve indirdik
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنزَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِنَ
gökten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
مَآءًۢ
su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
مَآءًۢİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بِقَدَرٍ
belli ölçüde
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَدَرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَأَسْكَنَّٰهُ
ve onu durdurduk
Fiil
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَسْكَFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فِى
yerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَإِنَّا
elbette biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَىٰ
gidermeğe de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
ذَهَابٍۭ
onu alıp götürerek
İsim
Kök: ذهب
Dilbilgisi (i'rab)
ذَهَابٍۭİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
لَقَٰدِرُونَ
kadiriz
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
قَٰدِرُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Gökten suyu ölçülü indirdik de, onu yerde durdurduk. Şüphesiz onu gidermeye de kadiriz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu yerde durgunlaştırdık. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Gökten bir ölçüyle su indirip onu yerde durdurmaktayız. Şüphesiz ki onu gidermeye de gücümüz yeter.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And We send down water from the sky according to (due) measure, and We cause it to soak in the soil; and We certainly are able to drain it off (with ease).

A. Yusuf Alipublic-domain

We sent water down from the sky in due measure and lodged it in the earth––We have the power to take it all away if We so wish––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And we send down from the sky water in measure, and We give it lodging in the earth, and lo! We are Able to withdraw it.

M. Pickthallpublic-domain

And We have sent down rain from the sky in a measured amount and settled it in the earth. And indeed, We are Able to take it away.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأنزلنا من السماء ماء بقدر حاجة الخلائق، وجعلنا الأرض مستقرًا لهذا الماء، وإنا على ذَهاب بالماء المستقر لَقادرون. وفي هذا تهديد ووعيد للظالمين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?