← Sure 23

23:24

فَقَالَ ٱلْمَلَؤُا۟ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ مَا هَـٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُرِيدُ أَن يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَنزَلَ مَلَـٰٓئِكَةً مَّا سَمِعْنَا بِهَـٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلْأَوَّلِينَ

Kelime kelime

فَقَالَ
(şöyle) dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْمَلَؤُا۟
ileri gelenler
İsim
Kök: ملأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلَؤُا۟İsimeril، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
kimselerden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
kavminden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَوْمِهِۦ
kavminin
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَا
değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
هَٰذَآ
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَآİsimism-i işaret، eril tekil
إِلَّا
başka bir şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
بَشَرٌ
bir insandan
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
بَشَرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّثْلُكُمْ
sizin gibi
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِّثْلُİsimeril، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
يُرِيدُ
istiyor
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أَن
üstün gelmek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَتَفَضَّلَ
üstünlük taslamak
Fiil
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَفَضَّلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَوْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
شَآءَ
dileseydi
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَأَنزَلَ
elbette indirirdi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
أَنزَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَلَٰٓئِكَةً
melekleri
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
مَلَٰٓئِكَةًİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاEdatolumsuzluk
سَمِعْنَا
işitiğimiz
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
سَمِعْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِهَٰذَا
böyle bir şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
فِىٓ
babalarımızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
ءَابَآئِنَا
atalarımız
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَابَآئِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْأَوَّلِينَ
geçmişteki
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَوَّلِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Milletinin inkarcı ileri gelenleri: "Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Allah dilemiş olsaydı melekler indirirdi. İlk atalarımızdan beri böyle birşey işitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir süreye kadar onu gözetleyin" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bunun üzerine, kavminin içinden kâfir kodaman topluluğu "Bu, dediler, tıpkı sizin gibi bir beşer olmaktan başka bir şey değildir. Size üstün ve hakim olmak istiyor. Eğer Allah (peygamber göndermek) isteseydi, muhakkak ki bir melek gönderirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bunun üzerine, kavminden kâfir olan yöneticiler şöyle demişlerdi: “Bu ancak sizin gibi bir adamdır (insandır). Size üstün olmak istiyor. Allah (peygamber göndermek) isteseydi, elbette melekleri gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The chiefs of the Unbelievers among his people said: "He is no more than a man like yourselves: his wish is to assert his superiority over you: if Allah had wished (to send messengers), He could have sent down angels; never did we hear such a thing (as he says), among our ancestors of old."

A. Yusuf Alipublic-domain

But the leading disbelievers among his people said, ‘He is merely a mortal like you, trying to gain some superiority over you. God would have sent down angels if He had wished; besides, we never heard of anything like this from our forefathers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But the chieftains of his folk, who disbelieved, said: This is only a mortal like you who would make himself superior to you. Had Allah willed, He surely could have sent down angels. We heard not of this in the case of our fathers of old.

M. Pickthallpublic-domain

But the eminent among those who disbelieved from his people said, "This is not but a man like yourselves who wishes to take precedence over you; and if Allāh had willed [to send a messenger], He would have sent down angels. We have not heard of this among our forefathers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فكذَّبه أشراف قومه، وقالوا لعامتهم: إنه إنسان مثلكم لا يتميَّز عنكم بشيء، ولا يريد بقوله إلا رئاسة وفضلا عليكم، ولو شاء الله أن يرسل إلينا رسولا لأرسله من الملائكة، ما سمعنا بمثل هذا فيمَن سبقنا من آباء وأجداد. وما نوح إلا رجل به مَسٌّ من الجنون، فانتظروا حتى يُفيق، فيترك دعوته، أو يموت، فتستريحوا منه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?