← Sure 25

25:32

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلْقُرْءَانُ جُمْلَةً وَٰحِدَةً ۚ كَذَٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِۦ فُؤَادَكَ ۖ وَرَتَّلْنَـٰهُ تَرْتِيلًا

Kelime kelime

وَقَالَ
ve dedi(ler)
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَوْلَا
değil miydi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْلَاEdattahdîd (teşvik)
نُزِّلَ
indirilmeli
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
نُزِّلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَلَيْهِ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْقُرْءَانُ
Kur'an
İsim
Kök: قرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرْءَانُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
جُمْلَةً
toptan
İsim
Kök: جمل
Dilbilgisi (i'rab)
جُمْلَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٰحِدَةً
bir defada
İsim
Kök: وحد
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰحِدَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
كَذَٰلِكَ
böyle yaptık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لِنُثَبِّتَ
biz sağlamlaştırmak için
Fiil
Kök: ثبت
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
نُثَبِّتَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
فُؤَادَكَ
senin kalbini
İsim
Kök: فأد
Dilbilgisi (i'rab)
فُؤَادَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَرَتَّلْنَٰهُ
ve onu okuduk
Fiil
Kök: رتل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَتَّلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
تَرْتِيلًا
ağır ağır
İsim
Kök: رتل
Dilbilgisi (i'rab)
تَرْتِيلًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İnkar edenler: "Kuran ona bir defada indirilmeliydi" derler. Oysa Biz onu böylece senin kalbine yerleştirmek için azar azar indirir ve onu ağır ağır okuruz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yine o inkâr edenler dediler ki: "O Kur'ân ona, hepsi birden indirilseydi ya"! Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle (parça parça indirdik) ve onu tane tane (ayırarak) okuduk.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlar “Kur’an ona bir kerede (topluca) indirilseydi ya!” dediler. İşte böylece, kalbini onunla iyice pekiştirmek için (peyderpey indirdik) ve onu tane tane okuduk.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those who reject Faith say: "Why is not the Qur'an revealed to him all at once? Thus (is it revealed), that We may strengthen thy heart thereby, and We have rehearsed it to thee in slow, well-arranged stages, gradually.

A. Yusuf Alipublic-domain

The disbelievers also say, ‘Why was the Quran not sent down to him all at once?’ We sent it in this way to strengthen your heart [Prophet]; We gave it to you in gradual revelation.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And those who disbelieve say: Why is the Qur'an not revealed unto him all at once? (It is revealed) thus that We may strengthen thy heart therewith; and We have arranged it in right order.

M. Pickthallpublic-domain

And those who disbelieve say, "Why was the Qur’ān not revealed to him all at once?" Thus [it is] that We may strengthen thereby your heart. And We have spaced it distinctly.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال الذين كفروا: هلا أنزل القرآن على محمد جملة واحدة كالتوراة والإنجيل والزبور! قال الله سبحانه وتعالى: كذلك أنزلناه مفرقًا؛ لنقوِّي به قلبك وتزداد به طمأنينة، فتعيه وتحمله، وبيَّنَّاه في تثبت ومُهْلَة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?