← Sure 27

27:36

فَلَمَّا جَآءَ سُلَيْمَـٰنَ قَالَ أَتُمِدُّونَنِ بِمَالٍ فَمَآ ءَاتَىٰنِۦَ ٱللَّهُ خَيْرٌ مِّمَّآ ءَاتَىٰكُم بَلْ أَنتُم بِهَدِيَّتِكُمْ تَفْرَحُونَ

Kelime kelime

فَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
جَآءَ
gelince
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
سُلَيْمَٰنَ
Süleyman'a
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
سُلَيْمَٰنَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَتُمِدُّونَنِ
bana yardım mı etmek istiyorsunuz?
Fiil
Kök: مدد
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
تُمِدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نِİsimzamir، son ek، 1. tekil
بِمَالٍ
mal ile
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَالٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَمَآ
oysa ne ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
ءَاتَىٰنِۦَ
bana vermiştir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نِۦَİsimzamir، son ek، 1. tekil
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
خَيْرٌ
(o) daha hayırlıdır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
مِّمَّآ
size verdiğinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّEdatharf-i cer (edat)
مَّآİsimism-i mevsûl
ءَاتَىٰكُم
verilen
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَلْ
bilakis
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdatidrâb (bel)
أَنتُم
siz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتُمİsimzamir، 2. çoğul eril
بِهَدِيَّتِكُمْ
hediyenizle
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَدِيَّتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَفْرَحُونَ
sevinirsiniz
Fiil
Kök: فرح
Dilbilgisi (i'rab)
تَفْرَحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Süleyman'a geldiklerinde: "Bana mal ile yardım etmek mi istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği size verdiğinden daha iyidir. Ama belki de siz hediyenizle sevinirsiniz. Onlara dön! And olsun ki, güç yetiremeyecekleri bir ordu ile gelir onları oradan alçalmış ve küçük düşmüş olarak çıkarırız" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Elçiler, hediyelerle) gelince Süleyman şöyle dedi: "Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Ama siz, hediyenizle böbürlenirsiniz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Elçiler, hediye ile) Süleyman’a gelince o şöyle demişti: “Siz bana mal (hediye) ile yardım mı ediyorsunuz? Allah’ın bana verdiği size verdiğinden daha hayırlıdır. Hediyenizle (ben değil), aksine siz sevinirsiniz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Now when (the embassy) came to Solomon, he said: "Will ye give me abundance in wealth? But that which Allah has given me is better than that which He has given you! Nay it is ye who rejoice in your gift!

A. Yusuf Alipublic-domain

When her envoy came to Solomon, Solomon said, ‘What! Are you offering me wealth? What God has given me is better than what He has given you, though you rejoice in this gift of yours.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So when (the envoy) came unto Solomon, (the King) said: What! Would ye help me with wealth? But that which Allah hath given me is better than that which He hath given you. Nay it is ye (and not I) who exult in your gift.

M. Pickthallpublic-domain

So when they came to Solomon, he said, "Do you provide me with wealth? But what Allāh has given me is better than what He has given you. Rather, it is you who rejoice in your gift.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فلمَّا جاء رسول الملكة بالهديَّة إلى سليمان، قال مستنكرًا ذلك متحدثًا بأَنْعُمِ الله عليه: أتمدونني بمالٍ تَرْضيةً لي؟ فما أعطاني الله من النبوة والملك والأموال الكثيرة خير وأفضل مما أعطاكم، بل أنتم الذين تفرحون بالهدية التي تُهدى إليكم؛ لأنكم أهل مفاخرة بالدنيا ومكاثرة بها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?