← Sure 28

28:9

وَقَالَتِ ٱمْرَأَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ لِّى وَلَكَ ۖ لَا تَقْتُلُوهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوْ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Kelime kelime

وَقَالَتِ
ve dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَتِFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
ٱمْرَأَتُ
karısı
İsim
Kök: مرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱمْرَأَتُİsimdişil، merfû (nominatif)
فِرْعَوْنَ
Fir'avn'ın
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
قُرَّتُ
aydınlığı
İsim
Kök: قرر
Dilbilgisi (i'rab)
قُرَّتُİsimdişil، merfû (nominatif)
عَيْنٍ
göz
İsim
Kök: عين
Dilbilgisi (i'rab)
عَيْنٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لِّى
bana da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ىİsimzamir، 1. tekil
وَلَكَ
ve sana da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَİsimzamir، 2. tekil eril
لَا
onu öldürmeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَقْتُلُوهُ
öldürmeyin
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
تَقْتُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَسَىٰٓ
belki
Fiil
Kök: عسي
Dilbilgisi (i'rab)
عَسَىٰٓFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَنفَعَنَآ
bize yararı dokunur
Fiil
Kök: نفع
Dilbilgisi (i'rab)
يَنفَعَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
نَتَّخِذَهُۥ
onu ediniriz
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
نَتَّخِذَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلَدًا
evlad
İsim
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
وَلَدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
anlamıyorlardı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَشْعُرُونَ
farkında
Fiil
Kök: شعر
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْعُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Firavun'un karısı: "Benim de senin de gözün aydın olsun! Onu öldürmeyiniz, belki bize faydalı olur yahut onu oğul ediniriz" dedi. Aslında işin farkında değillerdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Firavun'un karısı (sepetin içinden çocuk çıkınca kocasına), "İkimizin de gözü aydın! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlad ediniriz" dedi. Halbuki onlar işin sonunu sezemiyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Firavun’un hanımı (Asiye, Musa’yı görünce) “(Bu bebek) benim için de senin için de göz aydınlığı (olabilir); onu öldürmeyin! Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” demişti. Oysa onlar (işin sonunun) farkına varmamışlar(dı).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The wife of Pharaoh said: "(Here is) joy of the eye, for me and for thee: slay him not. It may be that he will be use to us, or we may adopt him as a son." And they perceived not (what they were doing)!

A. Yusuf Alipublic-domain

and Pharaoh’s wife said, ‘Here is a joy to behold for me and for you! Do not kill him: he may be of use to us, or we may adopt him as a son.’ They did not realize what they were doing.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And the wife of Pharaoh said: (He will be) a consolation for me and for thee. Kill him not. Peradventure he may be of use to us, or we may choose him for a son. And they perceived not.

M. Pickthallpublic-domain

And the wife of Pharaoh said, "[He will be] a comfort of the eye [i.e., pleasure] for me and for you. Do not kill him; perhaps he may benefit us, or we may adopt him as a son." And they perceived not.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقالت امرأة فرعون لفرعون: هذا الطفل سيكون مصدر سرور لي ولك، لا تقتلوه؛ فقد نصيب منه خيرًا أو نتخذه ولدا، وفرعون وآله لا يدركون أن هلاكهم على يديه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?