← Sure 28

28:10

وَأَصْبَحَ فُؤَادُ أُمِّ مُوسَىٰ فَـٰرِغًا ۖ إِن كَادَتْ لَتُبْدِى بِهِۦ لَوْلَآ أَن رَّبَطْنَا عَلَىٰ قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Kelime kelime

وَأَصْبَحَ
ve sabahladı
Fiil
Kök: صبح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْبَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فُؤَادُ
gönlü
İsim
Kök: فأد
Dilbilgisi (i'rab)
فُؤَادُİsimeril، merfû (nominatif)
أُمِّ
annesinin
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمِّİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
مُوسَىٰ
Musa'nın
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
فَٰرِغًا
bomboştu
İsim
Kök: فرغ
Dilbilgisi (i'rab)
فَٰرِغًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِن
neredeyse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdattahkik (kad)
كَادَتْ
neredeyse
Fiil
Kök: كود
Dilbilgisi (i'rab)
كَادَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
لَتُبْدِى
açığa vuracaktı
Fiil
Kök: بدو
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
تُبْدِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
لَوْلَآ
eğer olmasaydık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْلَآEdatşart
أَن
biz iyice pekiştirmiş
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
رَّبَطْنَا
ve (birbirine) bağlamak için
Fiil
Kök: ربط
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبَطْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
قَلْبِهَا
onun kalbi
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قَلْبِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لِتَكُونَ
olması için
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِنَ
inananlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Musa'nın annesi, gönlü bomboş sabahı etti, oğlundan başka bir şey düşünemiyordu. Allah'ın vaadine iyice inanması için kalbini pekiştirmeseydik, neredeyse saraya alınan çocuğun kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Musa'nın anasının yüreği (tasadan) bomboş kalıverdi. Eğer biz, (vaadimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Musa’nın annesinin kalbi korku dolmuştu. İnanıp güvenenlerden olması için kalbine dayanıklılık vermemiş olsaydık neredeyse işi açığa vuracaktı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But there came to be a void in the heart of the mother of Moses: She was going almost to disclose his (case), had We not strengthened her heart (with faith), so that she might remain a (firm) believer.

A. Yusuf Alipublic-domain

The next day, Moses’ mother felt a void in her heart––if We had not strengthened it to make her one of those who believe, she would have revealed everything about him––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And the heart of the mother of Moses became void, and she would have betrayed him if We had not fortified her heart, that she might be of the believers.

M. Pickthallpublic-domain

And the heart of Moses' mother became empty [of all else]. She was about to disclose [the matter concerning] him had We not bound fast her heart that she would be of the believers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأصبح فؤاد أم موسى خاليًا من كل شيء في الدنيا إلا من همِّ موسى وذكره، وقاربت أن تُظهِر أنه ابنها لولا أن ثبتناها، فصبرت ولم تُبْدِ به؛ لتكون من المؤمنين بوعد الله الموقنين به.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?