← Sure 29

29:13

وَلَيَحْمِلُنَّ أَثْقَالَهُمْ وَأَثْقَالًا مَّعَ أَثْقَالِهِمْ ۖ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ عَمَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

Kelime kelime

وَلَيَحْمِلُنَّ
ve onlar taşıyacaklar
Fiil
Kök: حمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
يَحْمِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
نَّEdattekit، son ek
أَثْقَالَهُمْ
kendi yüklerini
İsim
Kök: ثقل
Dilbilgisi (i'rab)
أَثْقَالَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَثْقَالًا
ve (başka) yükleri
İsim
Kök: ثقل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَثْقَالًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّعَ
beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
أَثْقَالِهِمْ
kendi yükleriyle
İsim
Kök: ثقل
Dilbilgisi (i'rab)
أَثْقَالِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَيُسْـَٔلُنَّ
ve elbette sorguya çekileceklerdir
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
يُسْـَٔلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
نَّEdattekit، son ek
يَوْمَ
gününde
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
عَمَّا
şeylerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَفْتَرُونَ
uyduruyor(lar)
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْتَرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Onlar kendi ağırlıklarını, kendi ağırlıkları yanında daha nice ağırlıkları yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü sorguya çekileceklerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini, kendi yükleriyle birlikte nice yükleri (başkalarını saptırmanın vebalini) taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Elbette kendi yüklerini (günahlarını, ayrıca) kendi yükleriyle (günahlarıyla) birlikte (sebep oldukları diğer) yükleri (günahları) da taşıyacaklardır; uydurdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They will bear their own burdens, and (other) burdens along with their own, and on the Day of Judgments they will be called to account for their falsehoods.

A. Yusuf Alipublic-domain

They will bear their own burdens and others besides: they will be questioned about their false assertions on the Day of Resurrection.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But they verily will bear their own loads and other loads beside their own, and they verily will be questioned on the Day of Resurrection concerning that which they invented.

M. Pickthallpublic-domain

But they will surely carry their [own] burdens and [other] burdens along with their burdens, and they will surely be questioned on the Day of Resurrection about what they used to invent.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وليحملَنَّ هؤلاء المشركون أوزار أنفسهم وآثامها، وأوزار مَن أضلوا وصدُّوا عن سبيل الله مع أوزارهم، دون أن ينقص من أوزار تابعيهم شيء، وليُسألُنَّ يوم القيامة عما كانوا يختلقونه من الأكاذيب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution