← Sure 29

29:14

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمْ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ عَامًا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمْ ظَـٰلِمُونَ

Kelime kelime

وَلَقَدْ
ve andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
أَرْسَلْنَا
biz gönderdik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نُوحًا
Nuh'u
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نُوحًاİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
إِلَىٰ
kavmine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
قَوْمِهِۦ
kavminin
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَلَبِثَ
kaldı
Fiil
Kök: لبث
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَبِثَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِيهِمْ
onların arasında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَلْفَ
bin
İsim
Kök: ألف
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْفَİsimeril، mansûb (akuzatif)
سَنَةٍ
seneden
İsim
Kök: سنو
Dilbilgisi (i'rab)
سَنَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِلَّا
eksik
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
خَمْسِينَ
elli
İsim
Kök: خمس
Dilbilgisi (i'rab)
خَمْسِينَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
عَامًا
yıl
İsim
Kök: عوم
Dilbilgisi (i'rab)
عَامًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَأَخَذَهُمُ
sonunda yakaladı
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَخَذَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلطُّوفَانُ
Tufan
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طُّوفَانُİsimeril، merfû (nominatif)
وَهُمْ
haksızlık edenleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
ظَٰلِمُونَ
zalim
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَٰلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

And olsun ki, Nuh'u milletine gönderdik; aralarında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Sonunda onlar haksızlık yaparken, tufan onları yakalayıverdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun ki Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, o dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Sonunda, onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki biz Nuh’u kendi halkına göndermiştik; bin seneden elli yıl eksik bir süre onların arasında kalmıştı. Onlar haksızlık ederken (sonunda) tufan kendilerini yakalamıştı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We (once) sent Noah to his people, and he tarried among them a thousand years less fifty: but the Deluge overwhelmed them while they (persisted in) sin.

A. Yusuf Alipublic-domain

We sent Noah out to his people. He lived among them for fifty years short of a thousand but when the Flood overwhelmed them they were still doing evil.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And verily we sent Noah (as Our messenger) unto his folk, and he continued with them for a thousand years save fifty years; and the flood engulfed them, for they were wrong-doers.

M. Pickthallpublic-domain

And We certainly sent Noah to his people, and he remained among them a thousand years minus fifty years, and the flood seized them while they were wrongdoers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد أرسلنا نوحًا إلى قومه فمكث فيهم ألف سنة إلا خمسين عامًا، يدعوهم إلى التوحيد وينهاهم عن الشرك، فلم يستجيبوا له، فأهلكهم الله بالطوفان، وهم ظالمون لأنفسهم بكفرهم وطغيانهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?