← Sure 3

3:105

وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ تَفَرَّقُوا۟ وَٱخْتَلَفُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلْبَيِّنَـٰتُ ۚ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Kelime kelime

وَلَا
olmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَكُونُوا۟
olmayın
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَٱلَّذِينَ
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
تَفَرَّقُوا۟
bölünüp
Fiil
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
تَفَرَّقُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱخْتَلَفُوا۟
ve ihtilaf edenler
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱخْتَلَفُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنۢ
sonradan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
مَا
kendilerine geldikten
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
جَآءَهُمُ
onlara gelince
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْبَيِّنَٰتُ
açık deliller
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَيِّنَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
وَأُو۟لَٰٓئِكَ
işte onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لَهُمْ
(evet) onlar için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
عَذَابٌ
bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَظِيمٌ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılığa düşüp parçalananlar gibi olmayın! İşte onlar için büyük bir azap vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Be not like those who are divided amongst themselves and fall into disputations after receiving Clear Signs: For them is a dreadful penalty,-

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not be like those who, after they have been given clear revelation, split into factions and fall into disputes: a terrible punishment awaits such people.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And be ye not as those who separated and disputed after the clear proofs had come unto them. For such there is an awful doom,

M. Pickthallpublic-domain

And do not be like the ones who became divided and differed after the clear proofs had come to them. And those will have a great punishment

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تكونوا -أيها المؤمنون- كأهل الكتاب الذين وقعت بينهم العداوة والبغضاء فتفرَّقوا شيعًا وأحزابًا، واختلفوا في أصول دينهم من بعد أن اتضح لهم الحق، وأولئك مستحقون لعذابٍ عظيم موجع.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution