← Sure 3

3:106

يَوْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌ ۚ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ٱسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ أَكَفَرْتُم بَعْدَ إِيمَـٰنِكُمْ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

Kelime kelime

يَوْمَ
O gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
تَبْيَضُّ
ağarır
Fiil
Kök: بيض
Dilbilgisi (i'rab)
تَبْيَضُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
وُجُوهٌ
(bazı) yüzler
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وُجُوهٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَتَسْوَدُّ
kararır
Fiil
Kök: سود
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَسْوَدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
وُجُوهٌ
(bazı) yüzler
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وُجُوهٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَأَمَّا
o zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَمَّاEdatEXL
ٱلَّذِينَ
kimselere
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱسْوَدَّتْ
kararan
Fiil
Kök: سود
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْوَدَّتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
وُجُوهُهُمْ
yüzleri
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وُجُوهُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَكَفَرْتُم
inkar ettiniz ha? (denilir)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
كَفَرْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
إِيمَٰنِكُمْ
inanmanızdan
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
إِيمَٰنِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَذُوقُوا۟
öyle ise tadın
Fiil
Kök: ذوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ذُوقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْعَذَابَ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
بِمَا
karşılık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كُنتُمْ
etmenize
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَكْفُرُونَ
inkar
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
تَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın" (denecektir).

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O gün (bazı) yüzler ağarır, (bazı) yüzler (de) kararır. Yüzleri kararanlara “İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz! İnkâr etmenize karşılık azabı tadın!” (denecektir).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

On the Day when some faces will be (lit up with) white, and some faces will be (in the gloom of) black: To those whose faces will be black, (will be said): "Did ye reject Faith after accepting it? Taste then the penalty for rejecting Faith."

A. Yusuf Alipublic-domain

On the Day when some faces brighten and others darken, it will be said to those with darkened faces, ‘How could you reject your faith after believing? Taste the torment for doing so,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

On the Day when (some) faces will be whitened and (some) faces will be blackened; and as for those whose faces have been blackened, it will be said unto them: Disbelieved ye after your (profession of) belief? Then taste the punishment for that ye disbelieved.

M. Pickthallpublic-domain

On the Day [some] faces will turn white and [some] faces will turn black. As for those whose faces turn black, [to them it will be said], "Did you disbelieve [i.e., reject faith] after your belief? Then taste the punishment for what you used to reject."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يوم القيامة تَبْيَضُّ وجوه أهل السعادة الذين آمنوا بالله ورسوله، وامتثلوا أمره، وتَسْوَدُّ وجوه أهل الشقاوة ممن كذبوا رسوله، وعصوا أمره. فأما الذين اسودَّت وجوههم، فيقال لهم توبيخًا: أكفرتم بعد إيمانكم، فاخترتم الكفر على الإيمان؟ فذوقوا العذاب بسبب كفركم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?