← Sure 3

3:50

وَمُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَىَّ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَلِأُحِلَّ لَكُم بَعْضَ ٱلَّذِى حُرِّمَ عَلَيْكُمْ ۚ وَجِئْتُكُم بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Kelime kelime

وَمُصَدِّقًا
ve doğrulayıcı olarak
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مُصَدِّقًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّمَا
şeyi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
بَيْنَ
benden önce gelen
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
يَدَىَّ
ellerinin
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَدَىَّİsimdişil ikil، mecrûr (genitif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
مِنَ
Tevrat'ı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلتَّوْرَىٰةِ
Tevrat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
تَّوْرَىٰةِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلِأُحِلَّ
ve helal kılmak için
Fiil
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
أُحِلَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
لَكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
بَعْضَ
bazı
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِى
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
حُرِّمَ
haram kılınan
Fiil
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
حُرِّمَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَجِئْتُكُم
ve size getirdim
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
جِئْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِـَٔايَةٍ
bir mu'cize
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَةٍİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
Rabbinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَٱتَّقُوا۟
o halde korkun
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱتَّقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَأَطِيعُونِ
ve bana ita'at edin
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَطِيعُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نِİsimzamir، son ek، 1. tekil

Meal

TR

"Benden önce gelen Tevrat'ı tasdik etmekle beraber size yasak edilenlerin bir kısmını helal kılmak üzere, Rabbinizden size bir ayet getirdim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin; çünkü Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu doğru yoldur".

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Önümdeki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri helal kılmak için (geldim) ve Rabbiniz tarafından size bir mucize getirdim. Artık Allah'tan korkun da bana uyun".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Önümdeki Tevrat’ı(n aslını) doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri de helal kılmam için (gönderildim). Size Rabbinizden bir delil getirdim. Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"'(I have come to you), to attest the Law which was before me. And to make lawful to you part of what was (Before) forbidden to you; I have come to you with a Sign from your Lord. So fear Allah, and obey me.

A. Yusuf Alipublic-domain

I have come to confirm the truth of the Torah which preceded me, and to make some things lawful to you which used to be forbidden. I have come to you with a sign from your Lord. Be mindful of God, obey me:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (I come) confirming that which was before me of the Torah, and to make lawful some of that which was forbidden unto you. I come unto you with a sign from your Lord, so keep your duty to Allah and obey me.

M. Pickthallpublic-domain

And [I have come] confirming what was before me of the Torah and to make lawful for you some of what was forbidden to you. And I have come to you with a sign from your Lord, so fear Allāh and obey me.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وجئتكم مصدقًا بما في التوراة، ولأحلَّ لكم بوحي من الله بعض ما حرَّمه الله عليكم تخفيفًا من الله ورحمة، وجئتكم بحجة من ربكم على صدق ما أقول لكم، فاتقوا الله ولا تخالفوا أمره، وأطيعوني فيما أبلغكم به عن الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?