← Sure 30

30:28

ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًا مِّنْ أَنفُسِكُمْ ۖ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَـٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ ۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Kelime kelime

ضَرَبَ
misal verdi
Fiil
Kök: ضرب
Dilbilgisi (i'rab)
ضَرَبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مَّثَلًا
bir benzetmeyle
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مَّثَلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنْ
kendinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَنفُسِكُمْ
kendi canlarınızda
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَل
sizin için varmı dır?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلEdatsoru
لَّكُم
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّن
bulunanlar (köleler) dan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
مَّا
şeyler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
مَلَكَتْ
altında bulunan (köle ve hizmetçi)
Fiil
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
مَلَكَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
أَيْمَٰنُكُم
sizin ellerinde
İsim
Kök: يمن
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْمَٰنُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
ortaklardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
شُرَكَآءَ
ortaklar
İsim
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
شُرَكَآءَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
فِى
şeylerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
رَزَقْنَٰكُمْ
sizi rızıklandırdığımız
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
رَزَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَأَنتُمْ
sizinle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
فِيهِ
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
سَوَآءٌ
eşit olan
İsim
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
سَوَآءٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
تَخَافُونَهُمْ
onlardan çekindiğiniz
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
تَخَافُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَخِيفَتِكُمْ
çekindiğiniz gibi
İsim
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
خِيفَتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَنفُسَكُمْ
birbirinizden
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَذَٰلِكَ
işte böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
نُفَصِّلُ
biz açıklıyoruz
Fiil
Kök: فصل
Dilbilgisi (i'rab)
نُفَصِّلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلْءَايَٰتِ
ayetleri
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
لِقَوْمٍ
bir toplum için
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَعْقِلُونَ
aklını kullanan
Fiil
Kök: عقل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْقِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Allah size kendinizden bir misal vermektedir: Size verdiğimiz rızıklarda, emrinizde bulunan kölelerinizin de eşit surette hak sahibi olmalarına razı olur ve birbirinizi saydığınız gibi bu ortaklarınızı sayar mısınız? Düşünen millete ayetleri böylece uzun uzadıya açıklarız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah, size kendinizden bir misâl verdi: Hiç size rızık olarak verdiğimiz şeylerde elleriniz altındaki kölelerinizden ortaklarınız bulunur da onlarla siz eşit olur, aranızda birbirinizi saydığınız gibi, onları da sayar mısınız? İşte biz, düşünecek bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Allah) size kendinizden şöyle bir örnek vermektedir: Sahibi olduğunuz köleler içinde, size verdiğimiz rızıklarda –birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz için sizinle eşit (haklara sahip)– ortaklarınız var mı? Akıl eden bir toplum için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He does propound to you a similitude from your own (experience): do ye have partners among those whom your right hands possess, to share as equals in the wealth We have bestowed on you? Do ye fear them as ye fear each other? Thus do we explain the Signs in detail to a people that understand.

A. Yusuf Alipublic-domain

He gives you this example, drawn from your own lives: do you make your slaves full partners with an equal share in what We have given you? Do you fear them as you fear each other? This is how We make Our messages clear to those who use their reason.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He coineth for you a similitude of yourselves. Have ye, from among those whom your right hands possess, partners in the wealth We have bestowed upon you, equal with you in respect thereof, so that ye fear them as ye fear each other (that ye ascribe unto Us partners out of that which We created)? Thus We display the revelations for people who have sense.

M. Pickthallpublic-domain

He presents to you an example from yourselves. Do you have among those whom your right hands possess [i.e., slaves] any partners in what We have provided for you so that you are equal therein [and] would fear them as your fear of one another [within a partnership]? Thus do We detail the verses for a people who use reason.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ضرب الله مثلا لكم -أيها المشركون -من أنفسكم: هل لكم من عبيدكم وإمائكم مَن يشارككم في رزقكم، وترون أنكم وإياهم متساوون فيه، تخافونهم كما تخافون الأحرار الشركاء في مقاسمة أموالكم؟ إنكم لن ترضوا بذلك، فكيف ترضون بذلك في جنب الله بأن تجعلوا له شريكًا من خلقه؟ وبمثل هذا البيان نبيِّن البراهين والحجج لأصحاب العقول السليمة الذين ينتفعون بها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?