← Sure 31

31:10

خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ۖ وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ ۚ وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

Kelime kelime

خَلَقَ
yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
gökleri
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
بِغَيْرِ
olmadan
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
غَيْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
عَمَدٍ
bir direk
İsim
Kök: عمد
Dilbilgisi (i'rab)
عَمَدٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
تَرَوْنَهَا
görebildiğiniz
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَأَلْقَىٰ
ve attı
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَلْقَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِى
yere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
رَوَٰسِىَ
sağlam ve yüksek dağlar
İsim
Kök: رسو
Dilbilgisi (i'rab)
رَوَٰسِىَİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَمِيدَ
sarsar
Fiil
Kök: ميد
Dilbilgisi (i'rab)
تَمِيدَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
بِكُمْ
sizi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَبَثَّ
ve yaydı
Fiil
Kök: بثث
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَثَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
مِن
her çeşit
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
دَآبَّةٍ
canlıyı
İsim
Kök: دبب
Dilbilgisi (i'rab)
دَآبَّةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَأَنزَلْنَا
ve indirdik
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنزَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِنَ
gökten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
مَآءً
bir su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
مَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَأَنۢبَتْنَا
ve bitirdik
Fiil
Kök: نبت
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَنۢبَتْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
مِن
her-ten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
زَوْجٍ
bir eş
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
زَوْجٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
كَرِيمٍ
güzel (bitkiler)
İsim
Kök: كرم
Dilbilgisi (i'rab)
كَرِيمٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Allah gökleri gördüğünüz gibi direksiz yaratmış, sizi sallar diye yeryüzüne sabit dağlar koymuş; orada her türlü canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip orada her hoş çiftten yetiştirmişizdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O, gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar (sabit ve büyük dağlar) bıraktı ve orada herbir hayvandan üretti. Hem biz gökten bir su indirdik de orada her güzel çiftten (veya her hoş çeşitten) bitkiler yetiştirdik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O, gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yaratmıştır. Sizi sarsmasıyla ilgili yer içinde ağır baskılar yerleştirmiştir. Orada (yerde) her çeşit canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip, orada (yerde) her değerli çiftten yetiştirmekteyiz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He created the heavens without any pillars that ye can see; He set on the earth mountains standing firm, lest it should shake with you; and He scattered through it beasts of all kinds. We send down rain from the sky, and produce on the earth every kind of noble creature, in pairs.

A. Yusuf Alipublic-domain

He created the heavens without any visible support, and He placed firm mountains on the earth––in case it should shake under you––and He spread all kinds of animals around it. We sent down water from the sky, with which We made every kind of good plant grow on earth:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He hath created the heavens without supports that ye can see, and hath cast into the earth firm hills, so that it quake not with you; and He hath dispersed therein all kinds of beasts. And We send down water from the sky and We cause (plants) of every goodly kind to grow therein.

M. Pickthallpublic-domain

He created the heavens without pillars that you see and has cast into the earth firmly set mountains, lest it should shift with you, and dispersed therein from every creature. And We sent down rain from the sky and made grow therein [plants] of every noble kind.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

خلق الله السموات، ورفعها بغير عمد كما تشاهدونها، وألقى في الأرض جبالا ثابتة؛ لئلا تضطرب وتتحرك فتفسد حياتكم، ونشر في الأرض مختلف أنواع الدواب، وأنزلنا من السحاب مطرًا، فأنبتنا به من الأرض من كل زوج بهيج نافع حسن المنظر.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?