← Sure 32

32:14

فَذُوقُوا۟ بِمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَـٰذَآ إِنَّا نَسِينَـٰكُمْ ۖ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Kelime kelime

فَذُوقُوا۟
o halde tadın
Fiil
Kök: ذوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ذُوقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِمَا
karşılığını (cezasını)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
نَسِيتُمْ
unutmanızın
Fiil
Kök: نسي
Dilbilgisi (i'rab)
نَسِيFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لِقَآءَ
karşılaşmayı
İsim
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
لِقَآءَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
يَوْمِكُمْ
gününüzle
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَٰذَآ
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَآİsimism-i işaret، eril tekil
إِنَّا
biz de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نَسِينَٰكُمْ
sizi unuttuk
Fiil
Kök: نسي
Dilbilgisi (i'rab)
نَسِيFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَذُوقُوا۟
ve tadın
Fiil
Kök: ذوق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ذُوقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَذَابَ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْخُلْدِ
ebedi
İsim
Kök: خلد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خُلْدِİsimeril، mecrûr (genitif)
بِمَا
ötürü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كُنتُمْ
oluklarınızdan
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

"Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını görün; doğrusu Biz de sizi unuttuk, yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın" deriz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"O halde bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuzdan dolayı tadın azabı! İşte biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduğunuz işler yüzünden tadın ebedî azabı!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) “Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını tadın! Doğrusu biz de sizi unuttuk (azapta terk ettik); yaptıklarınız nedeniyle ebedî azabı tadın!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Taste ye then - for ye forgot the Meeting of this Day of yours, and We too will forget you - taste ye the Penalty of Eternity for your (evil) deeds!"

A. Yusuf Alipublic-domain

So since you ignored the meeting on this Day of yours, now We shall ignore you: taste the lasting suffering for all you have done.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So taste (the evil of your deeds). Forasmuch as ye forgot the meeting of this your day, lo! We forget you. Taste the doom of immortality because of what ye used to do.

M. Pickthallpublic-domain

So taste [punishment] because you forgot the meeting of this, your Day; indeed, We have [accordingly] forgotten you. And taste the punishment of eternity for what you used to do."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يقال لهؤلاء المشركين -عند دخولهم النار-: فذوقوا العذاب؛ بسبب غفلتكم عن الآخرة وانغماسكم في لذائذ الدنيا، إنا تركناكم اليوم في العذاب، وذوقوا عذاب جهنم الذي لا ينقطع؛ بما كنتم تعملون في الدنيا من الكفر بالله ومعاصيه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution