← Sure 32

32:15

إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِـَٔايَـٰتِنَا ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِهَا خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَسَبَّحُوا۟ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩

Kelime kelime

إِنَّمَا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
يُؤْمِنُ
inanırlar
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِـَٔايَٰتِنَا
bizim ayetlerimize
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلَّذِينَ
o kimseler ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
ذُكِّرُوا۟
öğüt verildiği
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
ذُكِّرُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهَا
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
خَرُّوا۟
derhal kapanırlar
Fiil
Kök: خرر
Dilbilgisi (i'rab)
خَرُّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سُجَّدًا
secdeye
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
سُجَّدًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَسَبَّحُوا۟
ve tesbih ederler
Fiil
Kök: سبح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
سَبَّحُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِحَمْدِ
överek
İsim
Kök: حمد
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
حَمْدِİsimeril، mecrûr (genitif)
رَبِّهِمْ
Rablerini
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَسْتَكْبِرُونَ
büyüklük taslamazlar
Fiil
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَكْبِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rablerini överek yüceltenler, vücudlarını yataklardan uzak tutup korkarak ve umarak Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan sarfedenler inanır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bizim âyetlerimize öyle kimseler iman eder ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tesbih ederler de büyüklük taslamazlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bizim ayetlerimize inananlara onlarla (ayetlerimizle gerçekler) hatırlatıldığı zaman, kibirlenmeden secde eder ve Rablerini hamd (övgü) ile tesbih ederler (yüceltirler).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Only those believe in Our Signs, who, when they are recited to them, fall down in prostration, and celebrate the praises of their Lord, nor are they (ever) puffed up with pride.

A. Yusuf Alipublic-domain

The only people who truly believe in Our messages are those who, when they are reminded of them, bow down in worship, cele-brate their Lord’s praises, and do not think themselves above this.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Only those believe in Our revelations who, when they are reminded of them, fall down prostrate and hymn the praise of their Lord, and they are not scornful,

M. Pickthallpublic-domain

Only those believe in Our verses who, when they are reminded by them, fall down in prostration and exalt [Allāh] with praise of their Lord, and they are not arrogant.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنما يصدق بآيات القرآن ويعمل بها الذين إذا وُعِظوا بها أو تُليت عليهم سجدوا لربهم خاشعين مطيعين، وسبَّحوا الله في سجودهم بحمده، وهم لا يستكبرون عن السجود والتسبيح له، وعبادته وحده لا شريك له.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?