← Sure 33

33:17

قُلْ مَن ذَا ٱلَّذِى يَعْصِمُكُم مِّنَ ٱللَّهِ إِنْ أَرَادَ بِكُمْ سُوٓءًا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ رَحْمَةً ۚ وَلَا يَجِدُونَ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
مَن
kimdir?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
ذَا
şu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
ٱلَّذِى
kimse ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
يَعْصِمُكُم
sizi koruyacak
Fiil
Kök: عصم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْصِمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
Allahdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِنْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنْEdatşart
أَرَادَ
istese
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
أَرَادَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
سُوٓءًا
bir kötülük
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سُوٓءًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
أَرَادَ
dilese
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
أَرَادَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
رَحْمَةً
rahmet
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْمَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
bulamazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَجِدُونَ
bulmazlar
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
يَجِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُم
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مِّن
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلِيًّا
bir dost
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلِيًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
نَصِيرًا
bir yardımcı
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
نَصِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

De ki: "Allah size bir kötülük dilese veya bir rahmet istese, O'na karşı kim sizi koruyabilir? Allah'tan başka dost ve yardımcı da bulamazsınız."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Eğer Allah size bir felâket diler veya bir rahmet murad ederse, sizi Allah'tan saklamak kimin haddine?" Hem onlar kendilerine Allah'tan başka bir veli de bulamazlar, bir yardımcı da.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Allah size herhangi bir kötülük dilerse, sizi O’na karşı kim koruyabilir veya size herhangi bir merhamet dilerse (size kim zarar verebilir ki)!” Onlar kendileri için Allah’a rağmen hiçbir dost da yardımcı da bulamayacaklardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "Who is it that can screen you from Allah if it be His wish to give you punishment or to give you Mercy?" Nor will they find for themselves, besides Allah, any protector or helper.

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘If God wishes to harm you, who can protect you? If God wishes to show you mercy, who can prevent Him?’ They will find no one but God to protect or help them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: Who is he who can preserve you from Allah if He intendeth harm for you, or intendeth mercy for you. They will not find that they have any friend or helper other than Allah.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Who is it that can protect you from Allāh if He intends for you an ill or intends for you a mercy?" And they will not find for themselves besides Allāh any protector or any helper.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها النبي- لهم: مَن ذا الذي يمنعكم من الله، أو يجيركم مِن عذابه، إن أراد بكم سوءًا، أو أراد بكم رحمة، فإنه المعطي المانع الضارُّ النافع؟ ولا يجد هؤلاء المنافقون لهم من دون الله وليًّا يواليهم، ولا نصيرًا ينصرهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?