← Sure 33

33:24

لِّيَجْزِىَ ٱللَّهُ ٱلصَّـٰدِقِينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ ٱلْمُنَـٰفِقِينَ إِن شَآءَ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

Kelime kelime

لِّيَجْزِىَ
mükafatladırsın
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَجْزِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلصَّٰدِقِينَ
doğruları
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰدِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
بِصِدْقِهِمْ
doğruluklarıyle
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
صِدْقِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَيُعَذِّبَ
ve azabetsin
Fiil
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُعَذِّبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْمُنَٰفِقِينَ
iki yüzlülere
İsim
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُنَٰفِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
إِن
şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
شَآءَ
dilerse
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
يَتُوبَ
tevbelerini kabul buyursun
Fiil
Kök: توب
Dilbilgisi (i'rab)
يَتُوبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
كَانَ
çok bağışlayandır
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
غَفُورًا
çok bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
غَفُورًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
رَّحِيمًا
çok esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Bu sebeple Allah, doğruları doğrulukları ile mükafatlandırır; ikiyüzlüleri de dilerse azablandırır veya tevbelerini kabul eder. Şüphesiz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Çünkü Allah sadıklara sadakatleriyle mükafat verecek, dilerse münafıklara da azab edecek veya tevbe nasib edecektir. Şüphe yok ki Allah çok bağışlayıcıdır. Çok merhamet edicidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sonunda Allah doğru olanlara, doğruluklarına karşılık (ödül) verecektir; münafıklara dilerse azap edecek veya (tevbe ederlerse bu) tevbelerini kabul edecektir. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

That Allah may reward the men of Truth for their Truth, and punish the Hypocrites if that be His Will, or turn to them in Mercy: for Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

[Such trials are ordained] so that God may reward the truthful for their honesty and punish the hypocrites, if He so wills, or He may relent towards them, for God is forgiving and merciful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

That Allah may reward the true men for their truth, and punish the hypocrites if He will, or relent toward them (if He will). Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

That Allāh may reward the truthful for their truth and punish the hypocrites if He wills or accept their repentance. Indeed, Allāh is ever Forgiving and Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ليثيب الله أهل الصدق بسبب صدقهم وبلائهم وهم المؤمنون، ويعذب المنافقين إن شاء تعذيبهم، بأن لا يوفقهم للتوبة النصوح قبل الموت، فيموتوا على الكفر، فيستوجبوا النار، أو يتوب عليهم بأن يوفقهم للتوبة والإنابة، إن الله كان غفورًا لذنوب المسرفين على أنفسهم إذا تابوا، رحيمًا بهم؛ حيث وفقهم للتوبة النصوح.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?