← Sure 34

34:13

يَعْمَلُونَ لَهُۥ مَا يَشَآءُ مِن مَّحَـٰرِيبَ وَتَمَـٰثِيلَ وَجِفَانٍ كَٱلْجَوَابِ وَقُدُورٍ رَّاسِيَـٰتٍ ۚ ٱعْمَلُوٓا۟ ءَالَ دَاوُۥدَ شُكْرًا ۚ وَقَلِيلٌ مِّنْ عِبَادِىَ ٱلشَّكُورُ

Kelime kelime

يَعْمَلُونَ
yaparlardı
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُۥ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
مَا
ne
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
diliyorsa
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مِن
kalelerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
مَّحَٰرِيبَ
yüksek köşkler
İsim
Kök: حرب
Dilbilgisi (i'rab)
مَّحَٰرِيبَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَتَمَٰثِيلَ
ve heykeller(den)
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَمَٰثِيلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَجِفَانٍ
ve leğenler(den)
İsim
Kök: جفن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جِفَانٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
كَٱلْجَوَابِ
havuzlar kadar (geniş)
İsim
Kök: جبي
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَوَابِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَقُدُورٍ
ve kazanlar(dan)
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قُدُورٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
رَّاسِيَٰتٍ
sabit
İsim
Kök: رسو
Dilbilgisi (i'rab)
رَّاسِيَٰتٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
ٱعْمَلُوٓا۟
yapın
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱعْمَلُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ءَالَ
(ey) ailesi
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالَİsimeril، mansûb (akuzatif)
دَاوُۥدَ
Davud
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
دَاوُۥدَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
شُكْرًا
şükredin
İsim
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
شُكْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَقَلِيلٌ
ve azdır
İsim
Kök: قلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَلِيلٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْ
kullarımdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
عِبَادِىَ
kullarım
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ىَİsimzamir، son ek، 1. tekil
ٱلشَّكُورُ
şükreden
İsim
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّكُورُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Süleyman için, o ne dilerse, mabedler, heykeller, büyük havuzlara benzer çanaklar ve taşınması güç kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar, ona mihrablar, timsaller (heykeller) ve havuzlar gibi çanaklar ve sâbit kazanlardan her ne isterse yaparlardı. Çalışın ey Davud hanedanı, şükür için çalışın. Ama kullarım içinde şükreden azdır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar (cinler) Süleyman için mabedlerden, heykellerden, havuzlar gibi (geniş) leğenlerden, sabit (ağır) kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi! Şükür için çalışın! Kullarımdan şükreden(ler) ne kadar da azdır! Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They worked for him as he desired, (making) arches, images, basons as large as reservoirs, and (cooking) cauldrons fixed (in their places): "Work ye, sons of David, with thanks! but few of My servants are grateful!"

A. Yusuf Alipublic-domain

They made him whatever he wanted- palaces, statues, basins as large as water troughs, fixed cauldrons. We said, ‘Work thankfully, family of David, for few of my servants are truly thankful.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They made for him what he willed: synagogues and statues, basins like wells and boilers built into the ground. Give thanks, O House of David! Few of My bondmen are thankful.

M. Pickthallpublic-domain

They made for him what he willed of elevated chambers, statues, bowls like reservoirs, and stationary kettles. [We said], "Work, O family of David, in gratitude." And few of My servants are grateful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يعمل الجن لسليمان ما يشاء من مساجد للعبادة، وصور من نحاس وزجاج، وقِصَاع كبيرة كالأحواض التي يجتمع فيها الماء، وقدور ثابتات لا تتحرك من أماكنها لعظمهن، وقلنا يا آل داود: اعملوا شكرًا لله على ما أعطاكم، وذلك بطاعته وامتثال أمره، وقليل من عبادي من يشكر الله كثيرًا، وكان داود وآله من القليل.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?