← Sure 34

34:30

قُل لَّكُم مِّيعَادُ يَوْمٍ لَّا تَسْتَـْٔخِرُونَ عَنْهُ سَاعَةً وَلَا تَسْتَقْدِمُونَ

Kelime kelime

قُل
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلFiilemir، 2. tekil eril
لَّكُم
sizin için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّيعَادُ
belirtilmiş
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
مِّيعَادُİsimeril، merfû (nominatif)
يَوْمٍ
bir gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّا
geri kalmazsınız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
تَسْتَـْٔخِرُونَ
geri kalamaz
Fiil
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
تَسْتَـْٔخِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
سَاعَةً
bir sa'at
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
سَاعَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَسْتَقْدِمُونَ
ileri geçemezsiniz
Fiil
Kök: قدم
Dilbilgisi (i'rab)
تَسْتَقْدِمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

De ki: "Size, bir gün tayin edilmiştir. Ondan bir saat ne geri kalabilirsiniz ne de öne geçebilirsiniz."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Size vaad edilen öyle bir gündür ki, ondan ne bir an geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Size öyle bir gün vadedilmiştir ki ondan ne bir saat (bir an) geri kalabilirsiniz; ne de ileri geçebilirsiniz.” Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "The appointment to you is for a Day, which ye cannot put back for an hour nor put forward."

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘You have an appointment for a Day which you cannot put off nor bring forward, even by a single moment.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say (O Muhammad): Yours is the promise of a Day which ye cannot postpone nor hasten by an hour.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "For you is the appointment of a Day [when] you will not remain thereafter an hour, nor will you precede [it]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل لهم -أيها الرسول-: لكم ميعاد هو آتيكم لا محالة، وهو ميعاد يوم القيامة، لا تستأخرون عنه ساعة للتوبة، ولا تستقدمون ساعةً قبله للعذاب. فاحذروا ذلك اليوم، وأَعِدُّوا له عدته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution