← Sure 34

34:39

قُلْ إِنَّ رَبِّى يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَيَقْدِرُ لَهُۥ ۚ وَمَآ أَنفَقْتُم مِّن شَىْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۥ ۖ وَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
رَبِّى
Rabbim
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
يَبْسُطُ
yayar
Fiil
Kök: بسط
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْسُطُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلرِّزْقَ
rızkı
İsim
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّزْقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
لِمَن
kimseye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مِنْ
kullarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِبَادِهِۦ
kullarının
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَيَقْدِرُ
ve kısar
Fiil
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَقْدِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَهُۥ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
وَمَآ
ne ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أَنفَقْتُم
siz infak etseniz
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفَقْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
bir şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَهُوَ
O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
يُخْلِفُهُۥ
onun yerine başkasını verir
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
يُخْلِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَهُوَ
ve O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
خَيْرُ
en hayırlısıdır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلرَّٰزِقِينَ
rızık verenlerin
İsim
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّٰزِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

De ki: "Doğrusu Rabbim, kullarından dilediğinin rızkını hem genişletir ve hem de ona daraltıp bir ölçüye göre verir; sarfettiğiniz herhangi bir şeyin yerine O daha iyisini koyar, çünkü O rızık verenlerin en hayırlısıdır."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Gerçekten Rabbim kullarından dilediği kimseye rızkı hem genişletir, hem daraltır. Her neyi hayra harcarsanız O, onun yerine başkasını verir. Hem O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Rabbim rızkı kullarından dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verir, ona kısarak (dar) da verir. Siz (iyilik için) her ne şey infak ederseniz (verirseniz), O yerine (yenisini) hemen verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.” Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "Verily my Lord enlarges and restricts the Sustenance to such of his servants as He pleases: and nothing do ye spend in the least (in His cause) but He replaces it: for He is the Best of those who grant Sustenance.

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘My Lord gives in abundance to whichever of His servants He will, and sparingly to whichever He will; He will replace whatever you give in alms; He is the best of providers.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: Lo! my Lord enlargeth the provision for whom He will of His bondmen, and narroweth (it) for him. And whatsoever ye spend (for good) He replaceth it. And He is the Best of Providers.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Indeed, my Lord extends provision for whom He wills of His servants and restricts [it] for him. But whatever thing you spend [in His cause] - He will compensate it; and He is the best of providers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهؤلاء المغترين بالأموال والأولاد: إن ربي يوسِّع الرزق على مَن يشاء من عباده، ويضيِّقه على مَن يشاء؛ لحكمة يعلمها، ومهما أَعْطَيتم من شيء فيما أمركم به فهو يعوضه لكم في الدنيا بالبدل، وفي الآخرة بالثواب، وهو -سبحانه- خير الرازقين، فاطلبوا الرزق منه وحده، واسعَوا في الأسباب التي أمركم بها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?