← Sure 34

34:54

وَحِيلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِأَشْيَاعِهِم مِّن قَبْلُ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ فِى شَكٍّ مُّرِيبٍۭ

Kelime kelime

وَحِيلَ
perde çekildi
Fiil
Kök: حول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
حِيلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
بَيْنَهُمْ
onların arasına
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَبَيْنَ
ve arasına
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
مَا
şeyler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يَشْتَهُونَ
arzu ettikleri
Fiil
Kök: شهو
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْتَهُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَمَا
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
فُعِلَ
yapıldığı
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
فُعِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
بِأَشْيَاعِهِم
benzerlerine
İsim
Kök: شيع
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَشْيَاعِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّن
bundan önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلُ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلُİsimmecrûr (genitif)
إِنَّهُمْ
doğrusu onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَانُوا۟
içindedirler
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
شَكٍّ
bir kuşku
İsim
Kök: شكك
Dilbilgisi (i'rab)
شَكٍّİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّرِيبٍۭ
katmerli
İsim
Kök: ريب
Dilbilgisi (i'rab)
مُّرِيبٍۭİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Kendileriyle, arzuladıkları şeyler arasına artık engel konur; nitekim, daha önce, kendilerine benzeyenlere de aynı şey yapılmıştı. Çünkü onlar şüphe ve endişe içindeydiler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Artık kendileriyle arzularının arasına set çekilmiştir. Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü hepsi işkilli bir şüphe içinde bulunuyorlardı

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına perde çekilmiş (olacak)tır. Şüphesiz ki onlar kuşkulandıran bir şüphe içindeydiler. Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And between them and their desires, is placed a barrier, as was done in the past with their partisans: for they were indeed in suspicious (disquieting) doubt.

A. Yusuf Alipublic-domain

when a barrier has been placed between them and what they desire, just as was done with their kind before? They were deep in doubt and suspicion.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And a gulf is set between them and that which they desire, as was done for people of their kind of old. Lo! they were in hopeless doubt.

M. Pickthallpublic-domain

And prevention will be placed between them and what they desire, as was done with their kind before. Indeed, they were in disquieting doubt [i.e., denial].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وحيل بين الكفار وما يشتهون من التوبة والعودة إلى الدنيا ليؤمنوا، كما فعل الله بأمثالهم من كفرة الأمم السابقة، إنهم كانوا في الدنيا في شَكٍّ من أمر الرسل والبعث والحساب، مُحْدِث للريبة والقلق، فلذلك لم يؤمنوا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution