← Sure 34

34:52

وَقَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِهِۦ وَأَنَّىٰ لَهُمُ ٱلتَّنَاوُشُ مِن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ

Kelime kelime

وَقَالُوٓا۟
ve demektedirler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ءَامَنَّا
inandık
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِهِۦ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَأَنَّىٰ
ama nasıl olur?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنَّىٰİsimsoru، mansûb (akuzatif)
لَهُمُ
onlar için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلتَّنَاوُشُ
elde etmeleri
İsim
Kök: نوش
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
تَّنَاوُشُİsimmasdar (isim-fiil)، eril، merfû (nominatif)
مِن
yerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
مَّكَانٍۭ
yerine
İsim
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
مَّكَانٍۭİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بَعِيدٍ
uzak
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعِيدٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Onları korktukları zaman bir görsen; artık kurtuluş yoktur, cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır. O zaman, "Allah'a inandık" derler ama, ahiret gibi uzak bir yerden imana nasıl kolayca ulaşırlar?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve: "O'na iman ettik" demektedirler. Fakat onlar için (âhiret gibi) uzak bir yerden (imana) el sunmak (ulaşabilmek) nerede?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

“Ona inandık!” demiş (olacaklar)dır. Ama uzak bir yerden (imana) ulaşmak onlar için nasıl mümkün olur ki! Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And they will say, "We do believe (now) in the (Truth)"; but how could they receive (Faith) from a position (so far off,-

A. Yusuf Alipublic-domain

they will say, ‘Now we believe in it,’ but how can they reach it from such a distant place-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And say: We (now) believe therein. But how can they reach (faith) from afar off,

M. Pickthallpublic-domain

And they will [then] say, "We believe in it!" But how for them will be the taking [of faith] from a place far away?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال الكفار -عندما رأوا العذاب في الآخرة-: آمنا بالله وكتبه ورسله، وكيف لهم تناول الإيمان في الآخرة ووصولهم له من مكان بعيد؟ قد حيل بينهم وبينه، فمكانه الدنيا، وقد كفروا فيها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?