← Sure 34

34:7

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلَىٰ رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ إِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ إِنَّكُمْ لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍ

Kelime kelime

وَقَالَ
ve dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هَلْ
mi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلْEdatsoru
نَدُلُّكُمْ
size gösterelim
Fiil
Kök: دلل
Dilbilgisi (i'rab)
نَدُلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
bir adam
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
رَجُلٍ
bir adam
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
رَجُلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يُنَبِّئُكُمْ
size haber veren
Fiil
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
يُنَبِّئُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
مُزِّقْتُمْ
siz parçalandığınız
Fiil
Kök: مزق
Dilbilgisi (i'rab)
مُزِّقْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كُلَّ
tamamen
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
مُمَزَّقٍ
dağılıp
İsim
Kök: مزق
Dilbilgisi (i'rab)
مُمَزَّقٍİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِنَّكُمْ
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَفِى
içinde olacağınızı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
فِىEdatharf-i cer (edat)
خَلْقٍ
bir yaratılış
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلْقٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
جَدِيدٍ
yeni
İsim
Kök: جدد
Dilbilgisi (i'rab)
جَدِيدٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

İnkar edenler, insanlara: "Size, siz parça parça dağılıp yok olduğunuz zaman yeniden dirileceğinizi haber veren bir adam gösterelim mi? Allah'a karşı yalan mı uyduruyor, yoksa kendisinde delilik mi vardır?" derler. Hayır; ahirete inanmayanlar, azapta ve derin bir sapıklık içindedirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Böyle iken inkâr edenler şöyle dediler: "Siz öldükten sonra, didik didik parçalandığınız vakit, yeniden bir yaratılış içinde bulunacaksınız diye, size birtakım haberler veren kişiyi gösterelim mi?"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlar (kendi aralarında) şöyle demişlerdi: “Çürüyüp paramparça olduğunuz zaman yeni bir yaratılışta olacağınızı (kendince) bildiren adamı size gösterelim mi? Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The Unbelievers say (in ridicule): "Shall we point out to you a man that will tell you, when ye are all scattered to pieces in disintegration, that ye shall (then be raised) in a New Creation?

A. Yusuf Alipublic-domain

But the disbelievers say, ‘Shall we show you a man who claims that, when you have been utterly torn to pieces, you will be raised in a new creation?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those who disbelieve say: Shall we show you a man who will tell you (that) when ye have become dispersed in dust with most complete dispersal still, even then, ye will be created anew?

M. Pickthallpublic-domain

But those who disbelieve say, "Shall we direct you to a man who will inform you [that] when you have disintegrated in complete disintegration, you will [then] be [recreated] in a new creation?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال الذين كفروا بعضهم لبعض استهزاء: هل ندلكم على رجل (يريدون محمدًا صلى الله عليه وسلم) يخبركم أنكم إذا متم وتفرقت أجسامكم كل تفرُّق، إنكم ستُحيون وتُبعثون من قبوركم؟ قالوا ذلك مِن فرط إنكارهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?