← Sure 34

34:8

أَفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَم بِهِۦ جِنَّةٌۢ ۗ بَلِ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ فِى ٱلْعَذَابِ وَٱلضَّلَـٰلِ ٱلْبَعِيدِ

Kelime kelime

أَفْتَرَىٰ
uydurdu mu?
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فْتَرَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
كَذِبًا
bir yalan
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذِبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَم
yoksa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمEdatatıf bağlacı
بِهِۦ
kendisinde -mi var?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
جِنَّةٌۢ
bir delilik var
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جِنَّةٌۢİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بَلِ
hayır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلِEdatidrâb (bel)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
لَا
inanmayanlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُؤْمِنُونَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱلْءَاخِرَةِ
ahirete
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
فِى
içindedirler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْعَذَابِ
azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلضَّلَٰلِ
ve bir sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ضَّلَٰلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْبَعِيدِ
uzak
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَعِيدِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

İnkar edenler, insanlara: "Size, siz parça parça dağılıp yok olduğunuz zaman yeniden dirileceğinizi haber veren bir adam gösterelim mi? Allah'a karşı yalan mı uyduruyor, yoksa kendisinde delilik mi vardır?" derler. Hayır; ahirete inanmayanlar, azapta ve derin bir sapıklık içindedirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O, bir yalanı Allah'a iftira mı etti, yoksa kendisinde bir delilik mi var?" Hayır, doğrusu âhirete inanmayanlar, derin bir sapıklıkla azab içindedirler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Acaba o, Allah’a yalan mı uydurmuştur? Yoksa onda cinlenmişlik mi var?” Hayır! Ahirete inanmayanlar (orada) azapta (olacaklar)dır; (çünkü onlar) derin bir sapkınlık içindedir. Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Has he invented a falsehood against Allah, or has a spirit (seized) him?"- Nay, it is those who believe not in the Hereafter, that are in (real) Penalty, and in farthest error.

A. Yusuf Alipublic-domain

Has he invented a lie about God? Is he mad?’ No! It is those who do not believe in the life to come who will suffer torment, for they are in gross error.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Hath he invented a lie concerning Allah, or is there in him a madness? Nay, but those who disbelieve in the Hereafter are in torment and far error.

M. Pickthallpublic-domain

Has he invented about Allāh a lie or is there in him madness?" Rather, they who do not believe in the Hereafter will be in the punishment and [are in] extreme error.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

هذا الرجل أختلق على الله كذبًا أم به جنون، فهو يتكلم بما لا يدري؟ ليس الأمر كما قال الكفار، بل محمد أصدق الصادقين. والذين لا يصدقون بالبعث ولا يعملون من أجله في العذاب الدائم في الآخرة، والضلال البعيد عن الصواب في الدنيا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?