← Sure 35

35:45

وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِمَا كَسَبُوا۟ مَا تَرَكَ عَلَىٰ ظَهْرِهَا مِن دَآبَّةٍ وَلَـٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِعِبَادِهِۦ بَصِيرًۢا

Kelime kelime

وَلَوْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
يُؤَاخِذُ
cezalandıracak olsaydı
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤَاخِذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلنَّاسَ
insanları
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
بِمَا
yüzünden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَسَبُوا۟
yaptıkları işler
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
كَسَبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَا
bırakmazdı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
تَرَكَ
geriye bıraktıkları
Fiil
Kök: ترك
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَكَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَىٰ
üzerinde (yeryüzünde)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
ظَهْرِهَا
onun sırtı
İsim
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
ظَهْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
مِن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دَآبَّةٍ
canlı
İsim
Kök: دبب
Dilbilgisi (i'rab)
دَآبَّةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَٰكِن
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
يُؤَخِّرُهُمْ
onları erteliyor
Fiil
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤَخِّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَىٰٓ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَجَلٍ
bir süreye
İsim
Kök: أجل
Dilbilgisi (i'rab)
أَجَلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّسَمًّى
belirtilmiş
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
مُّسَمًّىİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَإِذَا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
جَآءَ
geldiği
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَجَلُهُمْ
süreleri
İsim
Kök: أجل
Dilbilgisi (i'rab)
أَجَلُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَإِنَّ
kuşkusuz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
كَانَ
kullarını
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِعِبَادِهِۦ
kullarına
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بَصِيرًۢا
görmektedir
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
بَصِيرًۢاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Allah insanları işlediklerine karşılık hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde bir canlı bırakmaması gerekirdi. Ama onları belli bir süreye kadar erteler. Süreleri gelince gereğini yapar. Doğrusu Allah kullarını görmektedir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bununla beraber Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince gereğini yapar. Şüphe yok ki Allah, kullarını görmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah insanları yaptıkları yüzünden (hemen) hesaba çekseydi, onun sırtında (yeryüzünde) hiçbir canlı bırakmazdı. Ancak onları belirlenmiş bir süreye erteliyor. Süreleri gelince şüphesiz ki Allah kullarını görendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If Allah were to punish men according to what they deserve. He would not leave on the back of the (earth) a single living creature: but He gives them respite for a stated Term: when their Term expires, verily Allah has in His sight all His Servants.

A. Yusuf Alipublic-domain

If God were to punish people [at once] for the wrong they have done, there would not be a single creature left on the surface of the earth. He gives them respite for a stated time and, whenever their time comes, God has been watching His servants.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If Allah took mankind to task by that which they deserve, He would not leave a living creature on the surface of the earth; but He reprieveth them unto an appointed term, and when their term cometh - then verily (they will know that) Allah is ever Seer of His slaves.

M. Pickthallpublic-domain

And if Allāh were to impose blame on the people for what they have earned, He would not leave upon it [i.e., the earth] any creature. But He defers them for a specified term. And when their time comes, then indeed Allāh has ever been, of His servants, Seeing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولو يعاقب الله الناس بما عملوا من الذنوب والمعاصي ما ترك على ظهر الأرض من دابة تَدِبُّ عليها، ولكن يُمْهلهم ويؤخر عقابهم إلى وقت معلوم عنده، فإذا جاء وقت عقابهم فإن الله كان بعباده بصيرًا، لا يخفى عليه أحد منهم، ولا يعزب عنه علم شيء من أمورهم، وسيجازيهم بما عملوا من خير أو شر.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?