← Sure 36

36:14

إِذْ أَرْسَلْنَآ إِلَيْهِمُ ٱثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُوٓا۟ إِنَّآ إِلَيْكُم مُّرْسَلُونَ

Kelime kelime

إِذْ
biz gönderdik
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
أَرْسَلْنَآ
biz gönderdik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْهِمُ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱثْنَيْنِ
iki (elçi)
İsim
Kök: ثني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱثْنَيْنِİsimeril ikil، merfû (nominatif)
فَكَذَّبُوهُمَا
onları yalanladılar
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
فَعَزَّزْنَا
biz de destekledik
Fiil
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عَزَّزْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِثَالِثٍ
üçüncüsüyle
İsim
Kök: ثلث
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ثَالِثٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَقَالُوٓا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّآ
biz elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
آİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مُّرْسَلُونَ
gönderilen elçileriz
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
مُّرْسَلُونَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Onlara iki elçi göndermiştik; onu yalanladıkları için üçüncü biriyle desteklemiştik. Onlar: "Biz size gönderildik" demişlerdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: "Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani kendilerine iki elçi gönderdiğimizde onları yalanlamışlardı. (İki elçiyi) üçüncü ile desteklemiştik ve “Biz (Allah tarafından) size gönderilmiş elçileriz.” demişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When We (first) sent to them two messengers, they rejected them: But We strengthened them with a third: they said, "Truly, we have been sent on a mission to you."

A. Yusuf Alipublic-domain

We sent two messengers but they rejected both. Then We reinforced them with a third. They said, ‘Truly, we are messengers to you,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

When We sent unto them twain, and they denied them both, so We reinforced them with a third, and they said: Lo! we have been sent unto you.

M. Pickthallpublic-domain

When We sent to them two but they denied them, so We strengthened [them] with a third, and they said, "Indeed, we are messengers to you."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واضرب -أيها الرسول- لمشركي قومك الرادِّين لدعوتك مثلا يعتبرون به، وهو قصة أهل القرية، حين ذهب إليهم المرسلون، إذ أرسلنا إليهم رسولين لدعوتهم إلى الإيمان بالله وترك عبادة غيره، فكذَّب أهل القرية الرسولين، فعزَّزناهما وقويناهما برسول ثالث، فقال الثلاثة لأهل القرية: إنا إليكم -أيها القوم- مرسلون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular